Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/14073 E. 2026/4842 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/14073
- Karar No
- 2026/4842
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3671 E., 2025/3316 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti SUÇ TARİHLERİ : ... yönünden 01.09.2020; ... yönünden 01.09.2020, 13.10.20 20... .11.2020 ... yönünden 13.10.2020 ... yönünden 05.11.2020 HÜKÜMLER : Sanıklar ... yönünden mahkumiyet; diğer sanıklar yönünden istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren ve diğer sanıklar ...ve ...müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin hapis cezasının süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı Sanıklar... ve ...yönünden İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanıklar müdafileri tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06.06.2024 tarihli kararı ile ".........Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarihli ve 2014/5-52 Esas ve 2014/354 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; bir kişinin birden fazla suçtan sanık olması veya bir suçta birden fazla sanık bulunması şeklinde dar bağlantı tanımlanmıştır. Bu hükmün amacı, görülmekte olan uyuşmazlıkların birlikte yargılanmasında ve karara bağlanmasında yarar bulunmasıdır. Bu şekilde tüm delillerin birlikte değerlendirilerek daha adil bir kararın verilmesi ve verilecek hükümlerde muhtemel değerlendirme hatalarının engellenmesi hedeflenmiştir. Bu itibarla; Aralarındaki bağlantı nedeniyle, temyiz dışı sanık ... hakkındaki davanın akıbeti araştırılarak dava derdest ise bu dava ile birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın aslı ya da denetime imkan verecek şekilde tamamının onaylı suretinin bu dosya içine konması, tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay bozma ilamından sonraki hukuki süreç 1. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bozma üzerine İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2025 tarihli ve 2024/674 Esas, 2025/494 Karar sayılı kararı ile; a-) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b-) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. c-) Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 188/3, 188/4-a, 43/1, 58, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 26... ay hapis ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, d-) Sanık ...'nin uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 188/3, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 20.10.2025 tarihli ve 2025/3671 Esas, 2025/3316 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... yönünden ayrıca re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri Sanıklar... ve ...hakkında temel cezanın belirlenmesinde oluşa göre alt sınırdan yeterince uzaklaşılmaması nedeniyle eksik ceza tayinine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri Sanığın uyuşturucu madde nakli suretiyle atılı suçu işlemediğine, temyiz dışı sanık olan kayınbabası...'ın suçuna bile isteye iştirak etmediğine, bu hususun mahkemece dinlenen polis memurlarının beyanlarından sonra netleşmiş olduğuna, olay günü sanığın yaşlı olan kayınpederini yalnız bırakmamak için kendisiyle beraber ...'a gittiğine, HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporunda her ne kadar sanık ...'e ait olduğu iddia edilen telefon numaraları ile sanığın görüşme yaptığından bahsedilmiş ise de, raporda belirtilen telefon numaralarının sanık ...'e ait olduğuna dair abonelik kaydı olmadığı gibi bu numaralara ait hatların sanık ...'in üzerinde de ele geçmediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ve temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan fazla uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 3. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri 01.09.2020 tarihli ilk olayda sanığın cezalandırılmasını gerektirecek temyiz dışı...'ın atfı cürmü dışında delil bulunmadığına, ...'ın aşamalarda değişen beyanlarının hükme esas alınamayacağına, bilirkişi raporunda sanık tarafından kullanılmayan bir telefon numarasının sanığa aitmiş gibi ele alındığına, 13.10.2020 tarihli (2) nolu olayda sanıkta ele geçirilen uyuşturucunun kişisel kullanım sınırları içerisinde olduğuna, 05.11.2020 tarihli (3) nolu olayda sanığın Manisa'ya dövme yaptırmak amacıyla gittiğine ve bu olay nedeniyle sanıkta uyuşturucu madde ele geçmediği gibi iddianame kapsamında atfedilen eylemin olsa olsa yardım etme kapsamında kalacağına ilişkindir. 4. Sanık ... müdafilerinin temyiz istemleri Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın ikametinde yapılan aramada herhangi bir suç unsuru ele geçirilmediğine ve dosya kapsamında sanıktan uyuşturucu madde satın aldığını beyan eden bir kişinin bulunmadığına ilişkindir. 5. Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri Sanığın oğlu olan diğer sanık ...'te ele geçirilen uyuşturucudan haberinin olmadığına, istihbari bilginin içeriğinde sanık ...'in sanıkla birlikte bonzai ve lyrica getireceği belirtilmesine karşın yapılan yakalamada lyrica ve bonzai ele geçirilmediği ve sanığın diğer sanık ...'in aracında dahi olmadığına, bu haliyle de istihbari bilginin doğruyu yansıtmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sanığın aracında yapılan aramada herhangi bir suç unsuru ele geçirilmediğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, 01.09.2020 tarihinde sanıklar... ve ...ile temyiz dışı...’ın birlikte hareket ederek, sanığa ait valiz içerisinde ele geçirilen sentetik ... türü uyuşturucuyu atılı suç kapsamında sevk ve naklettikleri iddiasına ilişkin olarak;
a-) Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yerine getirildiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya kapsamındaki belge ve bilgilerle uyumlu, yeterli ve kesin delillere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve ele geçen uyuşturucu miktarı uyarınca temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan yeterince uzaklaşıldığı ve bunun usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; yakalama ve arama tutanakları, temyiz dışı... ile sanığın aşamalardaki savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın değişen savunmaları kapsamında, temyiz dışı...’ın alacağını temin veya borç alması için suç tarihinden bir gün önce İzmir’den ...’a giderek kısa bir süre içerisinde geri dönüldüğüne dair beyanlarının, olayın oluş şekli, zaman aralığı ve eylemin gerçekleştirilme biçimi birlikte dikkate alındığında savunmanın dosya içeriği ile uyumlu bulunmadığı, ayrıca suç tarihinden önce 16.08.20 20... .08.2020 tarihlerini kapsayan HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporunda birbirlerini tanımadıklarını savunan sanıklar ...ve... arasında 68 adet görüşme kaydının bulunması, sanıklar ...ve... ile hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşen...'a ait telefon hatlarına ilişkin baz istasyonu verileri uyarınca sanıklar ve...'ın suç tarihinde birlikte hareket ederek İzmir'den ...'a gittikleri ve sonrasında İzmir'e tekrar döndüklerinin tespit edilmesi, eylemin niteliği, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve nakledilme biçimi nazara alındığında kastının yoğunluğu ve suçun ticari amaçla işlendiğine ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. b-) Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesi uyarınca diğer sanık ... ve hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen... ile birlikte "aynı yönde fiili birlikte gerçekleştiren" konumunda müşterek fail olarak suça iştirak ettiği anlaşıldığı halde, hakkında hükmedilen temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılmaması hukuka aykırı görülmüştür. 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, 13.10.2020 tarihinde sanık ... ile oğlu olan diğer sanık ...'in birlikte hareket ederek, Ödemiş ilçesinden sanık ...'in satın aldığı suça konu uyuşturucuyu İzmir iline öncü artçı olacak şekilde naklettikleri iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yerine getirildiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya kapsamındaki belge ve bilgilerle uyumlu, yeterli ve kesin delillere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve ele geçen uyuşturucu miktarı uyarınca temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan yeterince uzaklaşıldığı ve bunun usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; olay tutanağı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ile oğlu olan diğer sanık ...'in savunmaları kapsamında, Ödemiş ilçesinde ayakkabı satmak amacıyla iki ayrı araçla Ödemiş'e gittikleri ve dönüş yolunda sanık ...'in ehliyetinin bulunmaması nedeniyle sanığın olası polis kontrolünü önceden tespit edebilmek amacıyla önden gittiğine dair beyanlarının, olayın oluş şekli ve eylemin gerçekleştirilme biçimi dikkate alındığında dosya içeriği ile uyumlu olmadığı ve sanığın içerisinde suça konu uyuşturucunun taşındığı ve diğer sanık ... tarafından kullanılan araca öncülük etmek suretiyle suça konu uyuşturucu maddenin naklinde birlikte hareket etmiş olduklarına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, 05.11.2021 tarihinde temyiz dışı ...ve ...'ın aracında ele geçirilen uyuşturucunun sanık tarafından atılı suç kapsamında satışının yapıldığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yerine getirildiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya kapsamındaki belge ve bilgilerle uyumlu, yeterli ve kesin delillere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla; iletişimin tespiti çözüm tutanakları içeriği, olay ve görüntü izleme tutanakları ile temyiz dışı ... ve ...'ın beyanları uyarınca sanık ... aracılığıyla Manisa'da uyuşturucu aldıklarına ilişkin beyanları, sanık ...'in olay tarihinde sanıkla buluşmak amacıyla telefonda görüştüklerine dair savunması ile sanığın kendisine aile içerisinde ...diye hitap edildiğini, olay tarihinde de sanık ... ile görüştüklerini ve ...'in yanına gelerek dövme yaptırmak istediğini kendisinin de gece dövme yapılamayacağını söylediğine ilişkin savunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın suç tarihinde temyiz dışı ...'ın aracında ele geçirilen uyuşturucuyu sanık ... aracılığıyla temyiz dışı ... ve ...'a sattığına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, 01.09.2020 tarihli (1) nolu olayda sanığın diğer sanık ... ile temyiz dışı...’da ele geçirilen sentetik ... türü uyuşturucuyu ...'dan İzmir'e sevk ettirdiği; 13.10.2020 tarihli (2) nolu olayda babası olan diğer sanık ... ile birlikte hareket ederek, Ödemiş ilçesinden satın aldığı suça konu uyuşturucuyu İzmir iline öncü artçı olacak şekilde naklettikleri ve 05.11.2021 tarihli (3) nolu olayda temyiz dışı ...ve ...'ın bulundukları araçta ele geçirilen uyuşturucunun sanığın aracılığıyla diğer sanık ...'den satın alındığı iddialarına ilişkin olarak; Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesi uyarınca diğer sanık ... ve hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen... ile birlikte "aynı yönde fiili birlikte gerçekleştiren" konumunda müşterek fail olarak suça iştirak ettiği anlaşıldığı halde, hakkında hükmedilen temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın 13.10.2020 tarihli eylemi nedeniyle aynı gün yakalama, ifade alma vb. adli işlemler yapıldığı ve adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildiği, bu haliyle fiili kesintinin oluştuğu, akabinde sanığın suç işleme kararını yenileyerek 05.11.2020 tarihli eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın fiili kesintiden önceki 01.09.20 20... .10.2020 belirtilen eylemlerinin kendi içerisinde zincirleme ve fiili kesintiden sonraki eyleminin ise ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden her üç eylemi yönünden zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiği anlaşılmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, 01.09.2020 tarihli (1) nolu olay yönünden olay tutanağı, sanık savunmaları, sanıklar ...ile...'ın suç tarihinden önce 16.08.20 20... .08.2020 tarihlerini kapsayan HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporunda birbirlerini tanımadıklarını savunan sanıklar arasında 68 adet görüşme kaydının bulunması, sanıklar ...ve... ile hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşen...'a ait telefon hatlarına ilişkin baz istasyonu verileri uyarınca sanıklar ve...'ın suç tarihinde birlikte hareket ederek İzmir'den ...'a gittikleri ve sonrasında İzmir'e tekrar döndüklerinin tespit edilmesi birlikte değerlendirildiğinde sanığın diğer sanık ... ve temyiz dışı... ile birlikte hareket ederek üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı; 13.10.2020 tarihli (2) nolu olay yönünden olay tutanağı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ile babası olan diğer sanık ...'ın savunmaları kapsamında, Ödemiş ilçesinde ayakkabı satmak amacıyla iki ayrı araçla Ödemiş'e gittikleri ve dönüş yolunda sanığın ehliyetinin bulunmaması nedeniyle sanık ...'ın olası polis kontrolünü önceden tespit edebilmek amacıyla önden gittiğine dair beyanlarının, olayın oluş şekli ve eylemin gerçekleştirilme biçimi dikkate alındığında dosya içeriği ile uyumlu olmadığı ve sanıkla babası olan diğer sanık ...'ın suça konu uyuşturucu maddenin naklinde birlikte hareket etmiş olduklarına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı; yine 05.11.2020 tarihli (3) nolu olay yönünden iletişimin tespiti çözüm tutanakları içeriği, olay ve görüntü izleme tutanakları ile temyiz dışı ... ve ...'ın beyanları uyarınca sanık aracılığıyla Manisa'da uyuşturucu aldıklarına ilişkin beyanları, sanığın olay tarihinde diğer sanık ... ile buluşmak amacıyla telefonda görüştüklerine dair savunması ile sanık ...'nin kendisine aile içerisinde ...diye hitap edildiğini, olay tarihinde de sanıkla görüştüklerini ve sanığın yanına gelerek dövme yaptırmak istediğini kendisinin de gece dövme yapılamayacağını söylediğine ilişkin savunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın suç tarihinde temyiz dışı ...'ın aracında ele geçirilen uyuşturucunun sanık ...'den satın alınmasına aracılık ettiğine ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiriler dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2025 tarihli ve 2024/674 Esas, 2025/494 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 20/10/2025 tarihli ve 2025/3671 Esas, 2025/3316 karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
3. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 20/10/2025 tarihli ve 2025/3671 Esas, 2025/3316 karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 4. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (1-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2025 tarihli ve 2024/674 Esas, 2025/494 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, ancak Dairemizin 06.06.2024 tarihli bozma kararına konu olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2023/124 Esas, 2023/768 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 307/son. maddesi uyarınca yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle sanığın 5271 sayılı Kanun'un 307/son. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı dikkate alınarak sanık hakkında çıkarılan tutuklamaya yönelik yakalama kararının kaldırılması talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.