Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13514 E. 2026/8387 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/13514
- Karar No
- 2026/8387
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2997 E., 2025/2665 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2025 tarihli ve 2025/195 Esas, 2025/329 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b, 62... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2025/2997 Esas, 2025/2665 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan gibi hareket etmeleri nedeniyle elde ettikleri delillerin hükme esas alınamayacağına, teknik araçlarla izleme kararı bulunmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde, uyuşturucu madde ticaretinde bulunan şahısları deşifre etmeye yönelik olarak alınan gizli soruşturmacı kararı gereğince çalışmalar yapan gizli soruşturmacılara sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesi kapsamında sayılan yerlere 200 metreden yakın mesafede esrar sattığı olayda, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında "03.01.2024" olan suç tarihinin "20.01.2025" olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay ve fiziki takip tutanakları, ele geçirilen maddelerin türü ve miktarı, hükme esas alınan gizli soruşturmacı raporu, tutanak tanığı beyanları, teşhis tutanağı, fiziki takip tutanağı, görüntü kayıtları, kriminal rapor ve adli raporlara göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, gizli soruşturmacı kararının hukuka uygun olarak alındığı, gizli soruşturmacıların sanığı suç işlemeye teşvik edici hareketlerinin tespit edilmediği, 5275 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen "Hâkim, soruşturmacının yedinci fıkranın (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan suç bakımından kamuya açık yerlerde ve işyerlerinde delil toplamak amacıyla ses veya görüntü kaydı yapmasına izin verebilir." hükmü ve gizli soruşturmacı kararında ses veya görüntü kaydı yapılmasına karar verilmiş olması karşısında ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 140. maddesi gereğince karar alınmasına gerek bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2025/2997 Esas, 2025/2665 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.