Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/8467 E. 2026/11416 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/8467
- Karar No
- 2026/11416
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1840 E., 2024/365 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı karar verilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince hakaret suçuna yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, görevi yaptırmamak için direnme suçuna yönelik ise hükmün kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik delil değerlendirmesi yapılmış olduğundan, duruşma açılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulması talebine yöneliktir. 2.Sanığın temyiz istemi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, dosyadaki savunmalarını tekrar ettiğine, pişman olduğuna, mağdur edildiğine, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik, Sanığın ikrarına, şikayetçiler ... ., ... . ile ... . ve mağdur ... .'nün aşamalardaki beyanlarına göre sanığın mahkumiyetine, engel adli sicil kaydı nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50,, 51. ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanığın temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Mağdur sayısı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin tatbiki sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Beraat Hükmüne Yönelik, Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile incelenen dava dosyası içeriğine göre,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli, 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, aynı Kanun'un 303/1. maddesinin (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun'un 303/1-a maddesinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dava dosyası üzerinden verilen beraat kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, sanığın savunmaları ile şikayetçiler ... ., ... ., ile ... . ve mağdur ... .'nün aşamalardaki beyanlarına göre sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-d maddesinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden, Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.