Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11737 E. 2026/4097 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/11737
- Karar No
- 2026/4097
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/962 Esas, 2025/7 Karar SUÇ : Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Erzurum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2024 tarihli ve 2024/54 Esas, 2024/267 Karar sayılı kararı ile sanığın halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 213/1, 53... . maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş; karar, sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.01.2025 tarihli ve 2024/962 Esas, 2025/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın Ankara–Erzurum seferini yapan uçak seyir hâlindeyken, “kokpite gireceğim, uçağı düşüreceğim” şeklinde sözler sarf ederek yolcular arasında korku ve paniğe neden olduğu iddiasına ilişkin olarak; 5237 sayılı Kanun’un “Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” başlıklı 213. maddesi, suçun oluşabilmesi için failin eylemini halk arasında korku ve panik yaratma özel kastıyla gerçekleştirmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Somut olayda sanık, aşamalarda değişmeyen savunmalarında; alkollü olması nedeniyle ağladığını, iddia edilen sözleri sarf etmediğini, yalnızca uçak görevlisine ailesiyle sorunları olduğu için mutsuz olduğunu söylediğini beyan etmiştir. Bu savunmalar dava dosyası kapsamındaki deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; sanığın halk arasında korku ve panik yaratma amacıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil elde edilemediği, dolayısıyla suçun manevi unsuru olan "özel kasıt" şartının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.01.2025 tarihli ve 2024/962 Esas, 2025/7 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Erzurum 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.
...