Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11553 E. 2026/4630 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/11553
- Karar No
- 2026/4630
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1897 Esas, 2025/1800 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2025 tarihli ve 2025/37 Esas, 2025/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 63, 54. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 125.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2025/1897 Esas, 2025/1800 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1.a maddesi uyarınca eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmadığına, uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, arama ve el koymanın usule uygun olmadığına, uyuşturucu madde ticareti suçunun seçimlik hareketlerinin oluşmadığına, suçun işlendiğine yönelik yeterli delil elde edilmediğine, mahkeme gerekçeli kararının yetersiz ve hatalı olduğuna, bilirkişi raporunun hatalı yorumlandığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümleri ile şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, tutanak mümziilerinin dinlenilmediğine, tahliye ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; olay günü 17.10.2024 tarihinde ... 8. Sulh Ceza Hakimliği 2024/8357 D.İş sayılı önleme arama kararına istinaden yapılan kontrollerde, 34** *** plaka sayılı araç sürücüsü sanığın araç dışına davet edilerek yapılan kaba üst aramasında pantolonunun sağ cebinde kabarıklık fark edilmesi üzerine sanığın on üç parça halinde satışa hazır vaziyette bulunan kokain maddesini rızası ile teslim ettiği, sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın yakalanış şekli, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli, kolluk tutanakları içeriği, kriminal rapor, sanığın savunması, usule uygun ele geçen uyuşturucu maddenin cinsi, miktarı ve paketler halinde satışa hazır vaziyette olması, sanığın cep telefonunun incelenmesine yönelik 12.03.2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair kabulde ve koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmünün kurulduğu anlaşıldığından sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince "TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden, eleştirilmesi ile yetinilmiştir" şeklindeki eleştiri konusunda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2025/1897 Esas, 2025/1800 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.