Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/10800 E. 2026/5204 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10800
- Karar No
- 2026/5204
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/504 E. 2025/544 K. SUÇ : Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzelterek onama
Atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük ve Ticaret Bakanlığı vekilinin davaya katılma ile hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, mahkeme tarafından katılma kararı verilmiş olmasının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği görülmekle, sanık ... müdafinin temyiz talebi ile sınırlı olarak yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık ... hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, sanık müdafinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle gereği düşünüldü
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı 1.Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2014 tarih, 2014/61 Esas ve 2014/783 Karar sayılı kararı ile sanığın, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un, 174/1, 62, 53 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ayrıca 5607 saylı Kaçakçılık Kanunu'na aykırılık suçundan da aynı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51.maddesi gereği ertelenmesine karar verilmiştir. 2.İlgili kararın, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 2020/6018 Esas, 2022/14914 Karar sayılı kararı ile, "1-5607 sayılı Kanunun 3/7. maddesinde yer alan " İthali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır" hükmüne göre, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirdikleri fiile ilişkin haklarında 5237 sayılı TCK.nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca, en ağır cezayı gerektiren fiilden hüküm kurulması gerekirken her iki suçtan mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK.nın 228/1. maddesine aykırı davranılması, 2- 5237 sayılı TCK.nın 174. maddesinde düzenlenen tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçunun oluşabilmesi için, yetkili makamlardan gerekli izin alınmaksızın imal, ithal veya ihraç edilen, ülke içinde bir yerden diğer bir yere nakledilen, muhafaza edilen, satılan, satın alınan veya işlenen maddenin patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nitelikte nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik madde olması gerektiği; somut olayda, .... Kurumu ... Araştırma ve Eğitim Merkezinin 20.09.20 12... .05.2013 tarihli raporlarında, içindeki maddenin hava ortamında yanıcı veya patlayıcı olabileceği için tüplerin açılmadığı, fiziksel ve gözle muayene sonucu örneğin sezyum metali olduğunun değerlendirildiği, analizi yapılan maddelerin kütleleri cam tüpler açılmadan içerisindeki maddenin sezyum metali olduğu değerlendirmesi ile yaklaşık olarak tespit edildiğinin belirtildiği, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığının 20.09.2012 tarihli raporunda ise, ... Kurumunun tespitlerine göre Cs137 olduğu tespit edilen maddenin radyoaktif madde olması nedeniyle laboratuvar imkanlarından ötürü açılmasının mümkün olmadığının belirtildiği anlaşılmakla, söz konusu ele geçen cam tüpler içerisindeki maddelerin... veya Adli Tıp Kurumuna gönderilerek 5237 sayılı TCK.nın 174. maddesi kapsamında patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici ve sürekli hastalığa yol açıcı madde niteliğinde olup olmadığı hususunda rapor alındıktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, 3) Kabule göre de; 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; aa) Ele geçen maddelerin niteliğinin tespitinden sonra yapılacak değer tespitine göre, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.04.2020 tarih ve 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile eklenen 5607 sayılı Kanunun 3/22. maddesinde "Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir" hükmü ile aynı Kanunun 62. maddesi ile değişik 5/2. maddesinde düzenlenen "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir" şeklindeki hükme göre sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bb) Sanıkların, üzerlerine atılı 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçunu birden fazla kişi tarafından birlikte işlemeleri karşısında, haklarında anılan Kanunun 4/2. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini" Hususlarının hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Bozma sonrası yapılan yargılamada, Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2025 tarihli, 2022/504 Esas ve 2025/544 Karar sayılı kararı ile, sanık ...'in, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un, 174/1, 62, 53 maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri Sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, aksi kanaat halinde alt sınırdan cezalandırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; 14.09.2012 günü, beyaz...bir araç kullanan, ... isimli şahsın.....'dan kaçak yollarla yurda sokulan .... adlı nükleer maddeyi satacağı yönünde alınan ihbar üzerine araştırma yapıldığı, şahsın sanık ... olduğunun ve 17.09.2012 tarihinde ....'den geçeceğinin belirlendiği, ilgili noktada yapılan yol kontrol önlemi neticesinde sanığın kullanımında olan 61 ** 500 plakalı aracın durdurulduğu, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında savcılık kararına istinaden araçta yapılan aramada, aracın arka koltuğunda bulunan katlanmış ceket içerisinde, iki tüp halinde sezyum 137 olduğu düşünülen maddenin ele geçtiği, Türkiye Atom Enerji Kurumu'nun 20.09.2012 tarihli raporu ile maddenin sezyum metali olduğunun tespit edildiği, ... Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü bilimsel görüş raporu ile de söz konusu maddenin, 5237 sayılı Kanun'un 174. maddesi kapsamında, suç unsuru içeren tehlikeli madde olarak değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu şekilde sanığın, yetkili kurumdan izin almaksızın tehlikeli madde bulundurma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak, 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın düzeltme nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı, arama tutanağı, uzmanlık raporları, mütalaa yazıları ve sanık savunması itibariyle, sanığın atılı suçu işlediğine dair kabulde ve 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararında aşağıda belirtilen düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.İlk bozma ilamı öncesi, sanık hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi ve 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından toplamda 2 yıl 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın, sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi karşısında, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddenin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeni ile hükmolunan sonuç cezanın, 2 yıl 16 ay hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmemesi ve aynı şekilde sanık lehine olan bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin öngörülmemesi hukuka aykırı ise de; bu aykırılıkların düzeltilmesi, 1412 sayılı Kanun'un 322 inci maddesi uyarınca mümkün görülerek, Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A.Ticaret Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün 2. kısmında açıklanan nedenlerle, Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2025 tarihli, 2022/504 Esas ve 2025/544 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hükmün (1.) fıkrasının (e) bendinden sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanunun 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanıkların 3 yıl 4 ay süreli hapis cezalarının, 2 yıl 16 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi, hükmün 2. fıkrasının ise "Sanıkların bozma öncesi sarfına sebebiyet verdiği, terkin sınırı altında kalan, 2 adet davetiye gideri 16,00 TL'nin ve bozma ilamının sanıkların lehine olması nedeni ile sanıklara yükletilemeyeceği anlaşılan bozma sonrası yapılan 6 adet posta gideri 404,00 TL, 7 adet tebligat gideri 433,00 TL, 2 adet e-tebligat gideri 18,00 TL olmak üzere toplam 871,00 TL yargılama giderinin Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına "şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, düzeltme nedenine göre düzeltmenin 1412 sayılı Kanun’un 325 inci maddesi uyarınca hükmü süresinde temyiz etmeyen diğer sanıklara sirayet ettirilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.