Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/10725 E. 2026/3369 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10725
Karar No
2026/3369
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1331 Esas, 2025/259 Karar SUÇ : Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2023/237 Esas, 2024/726 Karar sayılı kararı ile sanığın halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 213/1, 53/1-2-3 ve 58/6. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Karar, sanık tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.02.2025 tarihli ve 2024/1331 Esas, 2025/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçundan kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Eksik araştırma yapıldığına, çelişkili tanık beyanlarına dayanılarak mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, aksi takdirde ise suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın olay tarihinde hastane çalışanları ile tartışması akabinde hastane içerisinde tehdit içerikli sözler sarf ederek dışarı çıkıp tekrar gelmesinin ardından yanıcı maddeyi ateşe verip lobinin ortasına atmak suretiyle hastaneyi yakacağı yönünde davranışlarda bulunarak belirsiz sayıdaki kişi arasında korku ve panik yarattığı iddiasına ilişkin olarak; Atılı suçu silahtan sayılan yanıcı madde ile işleyen ve sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 213/2. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, yargılama aşamalarında ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı belirlenmiştir. Sanığın ikrar içeren savunması, tanıklar B.A., E.K. ile B.E.'nin görgüye dayalı beyanları, görüntü izleme tutanağı ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca; kovuşturma evresinde eksik soruşturma yürütülerek hüküm kurulduğuna dair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Bu itibarla, sanığın atılı suçu işlemediğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Mahkemenin vicdani kanaatinin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, belirsiz sayıdaki kişi arasında korku ve panik yaratmak amacıyla atılı suçu işleyen sanığın eylemine uyan suç vasfının ve yaptırımın eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/6. ve 7. maddeleri uyarınca "cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağına" karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğu görülmüş ise de; bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.02.2025 tarihli ve 2024/1331 Esas, 2025/259 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin (8). fıkrasında yer alan "...2. KEZ MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE,..." ibaresinden sonra gelmek üzere "ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenilmesi suretiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2026 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/10725, K. 2026/3369, T. 09.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-10725-e-2026-3369-k-5dd13b7fea50