Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/10741 E. 2026/3370 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10741
- Karar No
- 2026/3370
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/743 Esas, 2025/198 Karar SUÇ : Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Develi Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2024/36 Esas, 2024/79 Karar sayılı kararı ile sanığın halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 213/1, 213/2, 53... /7. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. Karar, sanık tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.02.2025 tarihli ve 2024/743 Esas, 2025/198 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun incelenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 191/1-son cümle uyarınca mahkeme başkanı veya hakim tarafından iddianame ve iddianamenin kabul kararı okunmadan duruşmaya başlanmak suretiyle anılan maddeye muhalefet edilmesi telafi edilmesi mümkün olmayan hata olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca; gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "13.12.2023" şeklinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. Ancak; sanığın sarfına neden olduğu yargılama giderlerinin 5271 sayılı Kanun'un 325/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilen sanığa yükletilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi hukuka aykırı görülmüş; bu hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasının 9. bendinden sonra gelmek üzere ve 10. bent olarak "Sarfına neden olduğu tebligat gideri olan 130,00 TL yargılama giderinin, sanıktan alınarak hazineye ödenmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın temyiz istemi; Suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi kanaate varılması halinde ise lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın, kardeşinin darp edildiğini zannederek kendisine ait otomatik av tüfeğini alıp Develi Devlet Hastanesi acil servisine gittiği, elinde tüfek bulunduğu hâlde hastane içerisinde kardeşine saldırdığını düşündüğü kişileri aradığı, bu sırada hastanede bulunan hasta, hasta yakınları ve sağlık personeli yönünden korku ve paniğe neden olduğu iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmıştır. Sanığın ikrarı ve kamera çözüm tutanaklarına göre eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği saptanmıştır. Mahkemenin vicdani kanaatinin dosya kapsamındaki belge ve bilgilerle uyumlu, kesin ve yeterli delillere dayandırıldığı, sanığın otomatik av tüfeği ile herkesin girişine açık ve yoğun şekilde kullanılan hastane ortamında silahla dolaşıp şahıs aramak suretiyle belirsiz sayıda kişi üzerinde korku ve panik yaratma şeklinde gerçekleşen eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır. Ayrıca sanığın olay sonrası ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile suçun işleniş biçimi ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinin uygulanmamasına ilişkin mahkeme takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. Bu itibarla, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde aşağıda belirtilen düzeltme nedeni ve eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanığın adli sicil kaydındaki en ağır cezayı içeren Develi Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/479 Esas, 2023/1166 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerekirken, adli para cezasına ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması hukuka aykırı görülmüş ise de; bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.02.2025 tarihli ve 2024/743 Esas, 2025/198 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi hükmünden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olan 8. fıkradan "Sanığın tekerrüre esas Develi Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1148-Esas 2022/1041-Karar sayılı ilamında sanık hakkında hapisten çevrili adli para cezasına mahkumiyet kararının bulunduğu, bu kararın 14/10/2022 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla..." ibaresinin çıkarılarak yerine "Develi Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2023 kesinleşme tarihli, 2023/479 Esas, 2023/1166 Karar sayılı kararının" ibaresi yazılmak suretiyle, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Develi Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.
...