Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/25860 E. 2026/6749 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/25860
Karar No
2026/6749
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2134 E., 2024/2124 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2024 tarihli ve 2024/254 Esas, 2024/379 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2024/2134 Esas, 2024/2124 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi kapsamına giren hiçbir eyleminin bulunmadığına, dosya kapsamında bu yönde kesin ve şüpheden uzak delil tespiti yapılamadığına, olayda suçun oluşumu için kanunun tayin ettiği seçimlik hareketlerin ve Yargıtay'ın kabul ettiği kriterlerin hiçbirinin gerçekleşmediğine, müvekkiline ait olmayan ikamette çıkan uyuşturucu maddelerle müvekkili sanığın bir ilgisinin bulunmadığına, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, ticaretiyle bir ilgisinin bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair, mahkumiyetine yeterli, kesin delil bulunmadığından, şüphenin sanık lehine yorumlanarak atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine, müvekkilinin üzerine atılı suç ile ilgili somut bir eylem tespit edilemediği gibi, eylemin maddi unsuru olan menfaat de sağlanmadığı, dolayısıyla sanığa atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı ortada olmasına karşın sanığın mahkümiyetine karar verildiğine, suç sabit kabul edilse dahi, beyanlarıyla maddi gerçeğin ortaya çıkarılıp suç delillerinin elde edilmesine yardım ve hizmette bulunan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a maddesi kapsamında kalan uyuşturucu maddenin miktar itibariyle içmek amacıyla bulundurulduğuna, sanığın bu maddeyi sattığına ya da satmak amacıyla bulundurduğuna dair somut delil bulunmadığından, sanık hakkında bu madde uygulanarak cezasında artırım yapılamayacağına, şartları oluşmadığı halde sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanmasının ve şartları oluşmasına karşın sanık lehine takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi Sanık ile aynı durumda bulunan dosya sanığı Ertan hakkında beraat kararı verilirken, atılı suçu işlediğine dair mahkümiyetine yeterli, kesin, somut deliller bulunmayan ve hiçbir eylemi atılı suçun seçimlik hareketlerinden birine uymayan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğuna, olayda suçun oluşumu için kanunun tayin ettiği seçimlik hareketlerin ve Yargıtay'ın kabul ettiği kriterlerin hiçbirinin gerçekleşmediğine, ihbarın müvekkili sanık hakkında olmadığına, alıcı tanıkların sanık aleyhine hiçbir beyanlarının bulunmadığına, telefonunda suç unsuru tespit edilemediğine, İkametinde ele geçirilen hassas terazi ile uyuşturucu maddelerin, aynı evde birlikte yaşadığı diğer sanık ...'un odasında çıktığından ele geçen suç unsurlarının da sanık ...'a ait olduğuna, uyuşturucu maddeler ile hassas terazi üzerinde sanığın parmak izinin çıkmadığına, içinde uyuşturucu madde yakalanan, diğer sanık ...'un kullanımındaki aracın çok kısa süre önce müvekkili sanığın adına tescil edilmesine karşın, aracın sanık ... tarafından kullanıldığına, müvekkilinin araç ve içindeki uyuşturucu maddelerle ilgisinin bulunmadığına, sanık ...'un ifadelerinin de bu doğrultuda olduğuna, müvekkili sanığın olayda suç kastıyla hareket etmediğine, ele geçen uyuşturuculardan haberdar olmadığından diğer sanığın eylemine iştirakinden de bahsedilemeyeceğine, dolayısıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair, mahkümiyetine yeterli, kesin delil bulunmadığından, şüphenin sanık lehine yorumlanarak atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, narkotik ekiplerinin çalışmaları sırasında adres, araç plakası ve sanık ...'un ismi belirtilerek uyuşturucu satışı yapılacağı ihbarı üzerine fiziki takip yapıldığı, sanık ... adına kayıtlı araçla olay yerine gelen sanık ...'un şüpheli olarak görülen 2 erkek şahısla görüşmesi sırasında kolluk ekibince müdahale edildiği, usulüne uygun alınan önleme arama kararına istinaden yapılan arama sırasında sanık ...'un üzerinde bulunan değişik tür ve miktardaki uyuşturucu maddeleri rızaen teslim ettiği, aracın gözle görülen yerlerinde yapılan aramada da değişik tür ve miktarlarda uyuşturucu madde ele geçtiği, sanıklar Fatma ve Tayfun'un eski eşler olmaları nedeniyle zaman zaman sanık ...'un da kaldığı sanık ...'ya ait ikamette usulüne uygun alınan karar uyarınca yapılan aramada pek çok uyuşturucu madde ve 3 adet hassas terazi ele geçirildiği, sanıkların bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Dosyada bulunan kolluk tutanakları, 02.02.20 24... .03.2023 tarihli kriminal raporlar, ele geçen uyuşturucu miktarı ve çeşitliliği, hassas terazilerin ele geçirilen uyuşturucularla aynı türde sentetik ... ve ... bulaşıklı oluşu, sanıkların cep telefonu incelemesinde tespit edilen yazışmalar ve sanıkların savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından birlikte gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık ... hakkında dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından suça konu olayda ele geçirilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin adli emanet memurluğuna alınıp, adli emanet makbuzu düzenlendikten sonra, şahit numune ile birlikte müsadere kararı verilebileceğine dair eleştiride ve verilen kararda sanık ... yönünden aşağıda belirtilen neden dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır; Sanık ... hakkında verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “... 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca infaz edileceğinin...” ibaresi yazılmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR 1.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2024/2134 Esas, 2024/2124 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2024/2134 Esas, 2024/2124 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği, İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının sanık ... hakkında verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında yer alan "..5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezasının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceği de gözetilerek,.." ibaresinin hükümden tamamen çıkartılmak suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/25860, K. 2026/6749, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-25860-e-2026-6749-k-e1ffa0623693