Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/22888 E. 2026/3729 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/22888
Karar No
2026/3729
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1569 E., 2024/1005 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2024 tarihli ve 2023/476 Esas, 2024/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3-4/a, 62, 52... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2024/1569 Esas, 2024/1005 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi Mahkemenin beyanlarını hükme esas aldığı tanık S.Ö.'in kollukta baskı altında ve kullandığı uyuşturucu maddenin etkisi altındayken vermiş olduğu beyanlarına itibar edilemeyeceğine, tutanak tanıklarının da sanığın, tanık S.'a uyuşturucu madde verdiklerini görmediklerini ifade ettiklerine, tanık beyanları dikkate alındığında sanığın uyuşturucu madde satışı yapmadığının ve tanık S. ile uyuşturucu madde kullanmak için buluştuğunun anlaşıldığına, sanığın ikametinde ele geçen uyuşturucuların kullanım amaçlı olup satışa karine teşkil edecek unsurlarla ele geçirilmediğine, atılı suçun seçimlik hareketlerinden hiçbirinin gerçekleşmediğine, madde bağımlısı olan sanıkta ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı, ele geçme şekli ve yeri ile sanığın savunmalarına göre eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkümiyetine yeterli, kesin delil bulunmadığına ve şüphenin sanık lehine yorumlanarak atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın kullanıcı tanığa uyuşturucu madde satmak sureti ile uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak; Kullanıcı tanığın soruşturma aşamasında müdafi eşliğinde alınan ifadesinde fiziki takip ile uyumlu şekilde üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını beyan etmesi, kullanıcı tanıkta el geçen uyuşturucu madde ile aynı nitelikte uyuşturucu maddenin sanığın ikametinde de ele geçirilmiş olması, sanığın uyuşturucu madde satışı yaptığına ilişkin istihbari bilginin varlığı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2024/1569 Esas, 2024/1005 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2026 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/22888, K. 2026/3729, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-22888-e-2026-3729-k-78224d7f5d31