Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/21695 E. 2025/3886 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/21695
- Karar No
- 2025/3886
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/246 Esas, 2018/1262 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2018 tarihli ve 2018/246 Esas, 2018/1262 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun'un) 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2024/536 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/57496 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/57496 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- Dosya kapsamına göre; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/05/2007 tarihli ve 2007/10-85 esas 2007/109 sayılı kararında belirtildiği üzere, kaçakçılık suçlarının ihtisas mahkemelerince yargılanması amaçlandığından, aralarında bağlantı bulunsa dahi, sahtecilik dışındaki diğer suçların yargılamalarının, kaçakçılık suçu yargılaması ile birlikte görülemeyeceği gözetilmeden, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 2- Kabule göre, a- Sanığa kısa süreli hapis cezası verilmesine rağmen, ''sanık hakkında verilen hapis cezasının süre miktarı sebebiyle'' şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde, b- Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken hangi ilamın tekerrüre esas alındığının karar yerinde gösterilmemesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 17. maddesi "Bu Kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmî belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." şeklinde düzenlenmiştir. 2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 17. maddesi gereğince kaçakçılık suçuyla birlikte işlenen sahtecilik suçu dışında, kaçakçılık suçundan açılan davaların başka suçlardan dolayı açılan davalarla birlikte görülemeyeceği, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık ve kaçakçılık suçlarının tefrik edilerek kovuşturmaların ayrı ayrı yapılması gerektiği gözetilmeden aynı kovuşturmayla her iki suçtan yazılı şekilde hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. Kabule göre de; 3. Mahkemece, her ne kadar hükümlü hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, yerinde olmayan gerekçeyle, süresi itibariyla seçenek yaptırımlara çevrilmesinin mümkün olmadığına karar verilmiş ise de, tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan hükümlü hakkında hükmolunan sonuç 10 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği anlaşılmıştır. Ancak, tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan hükümlü hakkında hangi ilamın tekerrüre esas alındığının karar yerinde gösterilmemesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu nedenle de yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2018 tarihli ve 2018/246 Esas, 2018/1262 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.