Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/195 E. 2025/6674 K. – Hakkı Olmayan

Konu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/195
Karar No
2025/6674
Karar Tarihi
Konu
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/126 E., 2023/1037 K. SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düşme

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma Kararı ... 3. Asliye Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan verilen hükümlerin, şikayetçi Hazine vekili ve sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2019/29245 Esas, 2022/8255 Karar sayılı kararı ile; " Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen ve katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan doğrudan zarar görüp hükmü temyiz etmeye hakkı bulunan Hazinenin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, kurumların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. madde ve fıkrası uyarınca kanun yollarına başvurma hakkının bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Şikayetçi kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 233. ve 234. maddelerine aykırı davranılması," kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2023 tarih ve 2023/126 Esas, 2023/1037 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154/2 delaletiyle 154/1, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'in, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; Sanık ...'in cezalandırılması gerektiğine, mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile sanığın beraatine karar verildiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, re'sen belirlenecek nedenlerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ...'in temyiz sebepleri; Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, suç kastı bulunmadığına, pişmanlık duyduğuna, zamanaşımının değerlendirilmesi gerektiğine, kararın lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'in, köy boşluğuna inşaat temeli kazmak ve etrafını briket duvarla çevirmek suretiyle, sanık ...'in köy boşluğuna ev ve ahır yapmak suretiyle köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; 1. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Sanığın üzerine atılı suçun kesintisiz suçlardan olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği iddianame tarihi olan 02.12.2013 olacağı gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 20.06.2013 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkındaki yargılama konusu eylem için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı ve aynı Kanun'un 67/4. uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 13.10.2015 tarihi olduğu ve bu tarihe seri muhakeme usulü nedeniyle durma süresi eklendiğinde hüküm tarihi itibariyle olağan ve olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın ilk savunmanın alındığı 03.02.2014 tarihi olduğu ve bu tarihten, karar tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

III. KARAR 1.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2023 tarih ve 2023/126 Esas, 2023/1037 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2023 tarih ve 2023/126 Esas, 2023/1037 Karar sayılı hükmüne yönelik katılan kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/195, K. 2025/6674, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-195-e-2025-6674-k-2067dc336620