Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/17731 E. 2024/9979 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/17731
Karar No
2024/9979
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3006 Esas, 2024/510 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.10.2019 tarih ve 2019/419 Esas, 2019/573 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52/2 ve 50/1. maddeleri gereği 6.000,00 TL ve 500,00 TL adli para cezalarıyla cezalandırılmasına, adli para cezalarının birer aylık arayla 12 eşit taksit halinde tahsiline karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi'nin 20.04.2022 tarih ve 2019/2589 Esas, 2022/813 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanığın, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi ve 52/2. maddesi gereğince 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. C. Bozma Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 04.04.2023 tarih ve 2022/5839 Esas, 2023/1935 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin temyizi üzerine Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendine istinaden seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26.Ceza Dairesi 09.05.2023 tarih ve 2023/1176 Esas, 2023/1081 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yargılamanın durmasına, dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davetiyenin şüpheliye tebliğ edilememesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek dosya Mahkemesine gönderilmiştir. Bunun üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21.02.2024 tarih ve 2023/3006 Esas, 2024/510 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi ve 52/2. maddesi gereğince 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi; avukatla takip edilen işlerde avukata tebligat yapılmasının zorunlu olduğu, seri muhakeme usulü davetinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, sanık hakkında hükmolunan cezanın para cezasına çevrilmesi gerektiği, arama kararının usulüne uygun olmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava dosya kapsamında yer alan 25.03.2019 tarihli İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nden alınan Uzmanlık Raporu, 21.09.2019 tarihli olay tutanağı ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın işyerinde yapılan aramada 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz 1 adet ruhsatsız tabanca ve 3 adet fişeğin ele geçirildiği dolayısıyla üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmıştır. Ancak; 2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, azledildiğine ilişkin bilgi ve belge de bulunmayan sanık müdafiine usulüne uygun olarak seri muhakeme usulü teklifinin tebliğ edilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanık hakkında daha ağır ceza içeren Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2017 tarihli ve 2016/396 Esas, 2017/248 Karar sayılı ilamı yerine, Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2014 tarihli ve 2014/37 Esas, 2014/246 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması hukuka aykırı bulunmuştur. 4.Yargılamaya konu ruhsatsız tabanca ve eklerinin uzmanlık raporu ile 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silah ve fişeklerden olduğu tespit edilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 21.02.2024 tarihli ve 2023/3006 Esas, 2024/510 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/17731, K. 2024/9979, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-17731-e-2024-9979-k-aee124a79340