Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/15797 E. 2026/4651 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/15797
- Karar No
- 2026/4651
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3248 E., 2022/577 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti SUÇ TARİHLERİ : 13.05.2013 (sanık ... yönünden) 17.04.2013, 19.04.2013, 13.05.2013(sanık ... yönünden) 22.04.2013(sanık ... yönünden) 28.03.2013, 11.05.2013, 15.05.2013(sanık ... yönünden) 05.06.2013, 06.06.2013 (sanık ... yönünden) 12.05.2013, 17.05.2013, 04.06.2013(sanık ... ... yönünden) HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Çuvallar içeriğinde, inceleme konusu dava dosyası ile ilgisi bulunmayan Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/177 Esas sayılı dava dosyasına ait 10 klasörün bulunduğu anlaşılmakla, bu 10 klasör geldiği hali ile Mahkemesine gönderilmek üzere inceleme konusu dava dosyası ile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz edilemez olduğu, diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık ... müdafii süresinde duruşma talebinde bulunmuş ise de; hükmolunan hapis cezasının süresi dikkate alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca duruşmalı inceleme talebinin reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmakla, gereği düşünüldü.
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2018 tarihli ve 2017/273 Esas, 2018/331 Karar sayılı kararı ile; Sanıklar ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4, 62 53 ve sanık ... yönünden 58. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... yönünden cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Sanıklar ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ve 140 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 62... . maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2018/3248 Esas, 2022/577 Karar sayılı kararı ile; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafileri ve sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca esastan reddine, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, delillerin toplanmaması nedeniyle eksik inceleme yapıldığına, 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, yeterli delil bulunmadığına,
3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, 4. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, gizli soruşturmacıların suça teşvik etmesi nedeniyle elde edilen delilin hukuka aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, 5. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Gizli soruşturmacıların hukuka aykırı olarak hareket ederek topladıkları delillerin hükme esas alınamayacağına, 6. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Gizli soruşturmacıların hukuka aykırı olarak hareket ederek topladıkları delillerin hükme esas alınamayacağına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe a. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. b. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dava dosyası kapsamına göre, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapıldığına ilişkin delillere ulaşılması üzerine iletişim tespit kararları alındığı ancak tedbirli davranılması ve görüşmeleri genellikle yüz yüze gerçekleştirmesi nedeni ile örgütün yalnızca iletişimin tespiti ile deşifre edilemeyeceği değerlendirilerek gizli soruşturmacı kararı alındığı, devam eden çalışmalarda sanık ...'in 28.03.2013, 11.05.20 13... .05.2013 tarihlerinde gizli soruşturmacılara esrar ve eroin sattığı, sanık ...'un 22.04.2013 tarihinde gizli soruşturmacılara eroin sattığı, sanık ...'in 17.04.2013, 19.04.20 13... .05.2013 tarihlerinde gizli soruşturmacılara eroin sattığı, sanık ...'in 13.05.2013 tarihinde gizli soruşturmacılara eroin sattığı, sanık ...'in 12.05.2013, 17.05.20 13... .06.2013 tarihlerinde gizli soruşturmacılara eroin sattığı, sanık ... ...'ın 05.06.20 13... .06.2013 tarihlerinde gizli soruşturmacılara eroin sattığı, bu eylemler nedeniyle sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; 1. Sanıklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilerek infazının 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine göre yapılacağının ve hak yoksunluklarına ilişkin olarak 7242
sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesinin olanaklı görüldüğüne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi eleştirisi yerinde bulunmuştur. 2. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli başlıklarında 13.05.2013 (sanık ... yönünden), 17.04.2013-19.04.2013-13.05.2013 (sanık ... yönünden), 22.04.2013 (sanık ... yönünden), 28.03.2013-11.05.2013-15.05.2013 (sanık ... yönünden), 05.06.2013-06.06.2013 (sanık ... yönünden), 12.05.2013-17.05.2013-04.06.2013 (sanık ... ... yönünden) olan suç tarihlerinin sanık ayrımı yapılmaksızın yazılması maddi hata olarak kabul edilmiş ve mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 3. Güvenalımı tutanakları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen adli kolluk görevlilerine uyuşturucu madde sattıklarına dair kabulde, koşulları bulunmadığından sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle sanıklar ... ve ... hakkında takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, adli kolluk görevlisinin “suçu ve failini belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusundaki genel görevi kapsamında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ile ilgili olarak, alıcı rolüne girerek kanunlara uygun şekilde uyuşturucu madde alabilecekleri ve görevlilerin kışkırtıcı ajan sayılabilecek şekilde faili suç işlemeye yönlendirmesi sonucu delillerin ele geçirildiğine ilişkin bir eylemin dosyaya yansımadığı anlaşılmakla delillerin hukuka aykırı olarak toplandığına ilişkin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR 1. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; Gerekçe bölümünde (a) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, 2. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Gerekçe bölümünde (b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2018/3248 Esas, 2022/577 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.