Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/1052 E. 2024/5056 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1052
Karar No
2024/5056
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3051 E., 2022/2530 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2022 tarihli ve 2021/194431 Soruşturma, 2022/6493 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli ve 2022/53 Esas, 2022/300 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 17.11.2022 tarihli ve 2022/3051 Esas, 2022/2530 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, 2. Sanığın atılı suçtan mahkumiyeti için yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Keşif işleminin hukuka aykırı olduğuna, 4. Telefon incelemesine ilişkin delilin hukuka aykırı olduğuna, 5. Kararın usule ve kanuna aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Davaya konu olay; kolluk görevlilerince, önceden uyuşturucu madde kullandığı bilinen tanık D.A.'nın tedirgin hareketler sergilediğinin görülmesi üzerine şahsın gözlemlenmeye başlandığı, tanığın telefon ile görüşme yaparak beklemeye başladığı, bir süre sonra yanına motosiklet ile sanık ...'ün geldiği, aralarında bir alış veriş olduğunun görülmesi üzerine kolluk birimlerince müdahale edildiği, sanığın üzerinde sentetik kannobinoid grubunda yer alan MDMB-4EN-PINACA maddesi ele geçirildiği, sulh ceza hakimliği kararı ile el konulan sanığın telefonunda yapılan inceleme sonucunda uyuşturucu madde satışına ilişkin olduğu değerlendirilen yazışmaların tespit edildiği iddiasına ilişkindir. 2. Dava dosyasında; olay tutanağı, kriminal inceleme raporu, Sulh Ceza Hakimliğinin uyuşturucu maddeye, sanığın telefonuna el konulması ve telefonda inceleme yapılmasına ilişkin kararı, bilirkişi raporu, telefon inceleme tutanağı, tanık beyanı, sanık ifade ve savunmaları ile olaya müdahale eden kolluk görevlilerinin tanık olarak beyanları mevcuttur. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; kolluk görevlilerinin, daha önceden hakkında işlem yapılması nedeni ile tanıdıkları tanık D.A.'nın tedirgin davranışlar sergilediğini görmeleri üzerine takip ettikleri, tanığın bir oto yıkama işyerine girdiği, telefonla görüşme yaptıktan bir süre sonra sanığın motosiklet ile buraya geldiği, sanığın tanığa bir şeyler uzattığı görülünce kolluk görevlilerince müdahale edildiği, sanığın kaba üst aramasında montunun açık olan sol cebinde şeffaf naylon poşetle paketlenmiş sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu madde ele geçirildiği, uyuşturucuya ve cep telefonuna el konulduğu, telefonda bulunan mesajlarda, sanık ile tanık arasında uyuşturucu madde satışına ilişkin olduğu değerlendirilen şifreli yazışmalar bulunduğu, tutanak mümzii kolluk görevlilerinin, sanık ile tanık arasındaki buluşmaya ve olaya müdahale edilmesine ilişkin bilgilerin yer aldığı tutanak içeriğini doğruladıkları, tanık D.A.'nın kollukta sanıktan uyuşturucu madde satın aldığını söylediği, mahkemede ise kolluk görevlilerinin kendisine şiddet uyguladığını ileri sürdüğü, ancak alınan sağlık raporunda herhangi bir darp izinin bulunmadığının belirildiği, tanık D.A.'nın sonraki beyanının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, sanığın savunmalarının da gerçeği yansıtmadığı, uyuşturucu maddeleri satmak üzere ticari amaçla bulundurduğu değerlendirilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararında, müsadereye ilişkin hükümde, uyuşturucu madde ve şahit numunenin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü, ambalajların ise aynı maddenin birinci fıkrasına göre müsadere edilmesi gerekirken, tümü hakkında fıkra numarası yazılmaksızın müsadere kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, kararda bunun dışında hukuka aykarılık bulunmadığı belirtilmiş ve 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasıın (d) bendi uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dava dosyası kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunmuş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/3051 Esas, 2022/2530 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 11.06.2024 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/1052, K. 2024/5056, T. 11.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-1052-e-2024-5056-k-d7965a4ed724