Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3938 E. 2025/3119 K. – Halkı Kin Ve

Konu: Halkı Kin Ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3938
Karar No
2025/3119
Karar Tarihi
Konu
Halkı Kin Ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1205 Esas, 2023/225 Karar SUÇ : Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme FİİL TARİHİ : 20.07.2016 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1. Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2017 tarihli ve 2016/457 Esas, 2017/30 Karar sayılı kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; karar itiraz edilmeksizin 22.02.2017 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Sanığın denetim süresi içerisinde (06.12.2020 tarihinde) kasıtlı suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine dava dosyası yeniden ele alınmıştır. Akabinde; Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2022/26 Esas, 2022/416 Karar sayılı kararıyla hükmün açıklanmasına ve sanığın halkın bir kesimini suç işlemeye alenen tahrik etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 216/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 09.03.2023 tarihli ve 2022/1205 Esas, 2023/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Atılı suçu işlemediğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın, 20.07.2016 tarihinde "Facebook" isimli sosyal medya hesabından "...Vay beee ne vatan sevgisiymiş 3 gündür *** binası önünde sow yapıolar... 40 yaşına gelmiş daha askerliğini yapmamis ***ler vatan icin sokaklardalar... Biraz daha devam ederlerse birazdan asil devrimi ben baslatacam balkondan Domuza Atariş gibi Atmaya Basliycam Remingtonları, 3 Ay Olan Ustu Hal Sılah Tasımak Avlanmak Yasak... Kusura Bakmada Beyefendi Yedı Ceddın Gelse Durduramaz Beni, Bir an düşün... Askersin... Yaşın 20.. Emir Almıssın, Sıksan vatan hainisin, sıkmasan vatan haini Ve güneş doğduğunda, Bir gram beyni olmayan ,Kendini erkek sanan, Bir kaç kişi boğazını kesecek şimdi sussan vatan hainisin, konuşsan vatan haini..." şeklinde paylaşım yaptığı iddiasına ilişkin olarak, 1. 5237 sayılı Kanun'un 216/1. maddesi "Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir. Atılı suçun oluşabilmesi için failin halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığına dayanarak halkın diğer kesimi aleyhine alenen tahrik etmesi gerekmektedir. Somut olayda ise; sanığın ifadelerinin yöneldiği kesim darbe girişimine karşıt olan vatandaşlarımız olup bu kesimin 5237 sayılı Kanun'un 216/1. maddesinde düzenlenen "sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı" unsuruna uymadığı anlaşıldığından unsurları yönünden oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; basın ve yayın yoluyla atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi, Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 09.03.2023 tarihli ve 2022/1205 Esas, 2023/225 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3938, K. 2025/3119, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-3938-e-2025-3119-k-19afa25f31c2