Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3735 E. 2025/222 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3735
- Karar No
- 2025/222
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : İtirazın reddi BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2, 51. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeksizin 18.11.2020 tarihinde kesinleştiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.08.2022 tarihli ek kararı ile 5275 Sayılı Kanun'un 98. maddesi uyarınca infazın durdurulmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250. maddesi uyarınca seri muhakeme işlemi yaptırılması için dosyanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmesine müteakip İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.09.2022 tarihli talepnamesine istinaden hükümlü hakkında İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2, 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verildiği, bu karara karşı hükümlünün itirazı üzerine İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2022 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 16.08.2023 tarihli ve 2023/4147 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB- 2023/94338 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..."” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tâbi olduğu, sanığın aynı eylemi nedeniyle İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/11/2020 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve kararın 18/11/2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, sanığın eylemi nedeniyle İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/11/2020 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği gözetilmeksizin, aynı eylem nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken kabulü ile sanığın seri yargılama usulü uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine dair İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2022 tarihli ve 2022/796 esas, 2022/786 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi; ''Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. '' Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde yer alan, "(c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır." "(d) 1.1.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. 3. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2, 51. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeksizin 18.11.2020 tarihinde kesinleştiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.08.2022 tarihli ek kararı ile 5275 Sayılı Kanun'un 98. maddesi uyarınca infazın durdurulmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi uyarınca seri muhakeme işlemi yaptırılması için dosyanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmesine müteakip İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.09.2022 tarihli talepnamesine istinaden hükümlü hakkında İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2, 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verildiği, bu karara karşı hükümlünün itirazı üzerine İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2022 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 4. Dosya kapsamına göre, hükümlünün mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2, 51. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeksizin 18.11.2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi, 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm de nazara alınarak, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2022 tarihli ve 2022/634 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.