Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3684 E. 2025/261 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3684
Karar No
2025/261
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/1. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/1010 Esas, 2022/1504 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmamış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/787 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre; hükümlü yönünden lehe olan hükmün uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına ve dosyanın seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli ek kararını müteakip, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği ve seri muhakeme usulünün uygulanmasına imkanı bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2022 tarihli kararı sonrasında, infazın aynen devamına ilişkin İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli ek kararına yapılan itiraz üzerine İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2023 tarihli kararıyla itirazın kabulüne kesin olarak karar verdiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1.maddesi uyarınca, 04.09.2023 tarihli ve 2023/16279 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/100665 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/100665 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki, 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..."” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Sanığın mahkumiyetine konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesince kararın 15/02/2022 tarihinde verildiği ve 10/05/2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1.maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 62/1.maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/1010 Esas, 2022/1504 karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, Mahkemesinin bu karar ile davadan el çektiği anlaşılmıştır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) inceleme konusu ile ilgili olan 98/1. maddesi; "a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden, b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler karşısında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mahkemesi tarafından davadan el çektikten sonra verilen ve 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinde belirtilen infaza ilişkin kararlardan da olmayan İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli ek kararı ile bu karara yönelik itirazın kabulüne ilişkin İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27.01.2023 tarihli ve 2023/327 Değişik İş sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olup hukuki sonuç doğurmayacak nitelikte bulunması karşısında, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin belirtilen kararına ilişkin kanun yararına bozma talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3684, K. 2025/261, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-3684-e-2025-261-k-eddc383750bb