Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3696 E. 2025/450 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3696
Karar No
2025/450
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2020/457 Esas, 2022/121 Karar sayılı kararı ile hükümlüler hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 3-b-f. maddesi uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair hükümlerin temyiz edilmeksizin 18.03.2022 ve 25.05.2022 tarihlerinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/1. maddesi uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2023/12187 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103367 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103367 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; sanıklar ..., ... ve inceleme dışı sanık ...’ın mağdureyi kendi rızasıyla Ankara'dan Kırıkkale'ye götürdükleri ve kolluk görevlileri tarafından yakalanana kadar yanlarından tuttukları, ancak yaşı küçük mağdurenin rızasının hukuken geçerli olmadığından bahisle sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de, düzeltilmiş doğum tarihi bilgisine göre kayden 17/11/1994 doğumlu olan mağdurenin suç tarihinde on beş yaşından büyük olduğu ve dolasıyla rızasının geçerli olduğu, cebir, tehdit veya hile kullanmaksızın ve mağdurun ailesi veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin mağdureyi yanında tutan sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 234. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen evi terk eden çocuğu ailesini veya yetkili makamları haberdar etmeksizin yanında tutmak suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, söz konusu eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 234. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, bozma kararından önce zamanaşımını kesen son işlemin sanık ... yönünden 18/12/2012 tarihli ilk savunması olduğu; sanık ... yönünden ise 14/03/2013 tarihli ilk savunması olduğu ve bu tarihlerden, 10/03/2022 tarihli mahkumiyet hükmüne kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu cihetle, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, düzeltilmiş doğum tarihi bilgisine göre kayden 11.17.1994 doğumlu olup, suç tarihinde onbeş yaşını doldurmuş olan ve kanunî temsilcilerinin bilgisi ve rızası dışında evi terk eden mağdur ...'i cebir, tehdit veya hile kullanmaksızın ve mağdurun ailesi veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan hükümlülerin eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 234/3. maddesinde düzenlenen evi terk eden çocuğu ailesini veya yetkili makamları haberdar etmeksizin yanında tutmak suçunu oluşturduğu belirlenmiştir. 3. Hükümlülere yüklenen suçun kanun maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı sürelerinin, zamanaşımını kesen son işlem tarihleri olan hükümlü ...'ün 14.03.2013 tarihli, hükümlü ...'in 18.12.2012 tarihli sorgusundan 10.03.2022 günlü mahkumiyet tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2020/457 Esas, 2022/121 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin hükümlülerin cezalarının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlüler hakkında Mahkemece hükmedilen bu CEZALARIN KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3696, K. 2025/450, T. 15.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-3696-e-2025-450-k-0bfbfb1d07a5