Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3706 E. 2025/451 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3706
- Karar No
- 2025/451
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2020 tarihli halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçundan sanık hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın Cumhuriyet Başsavcısı tarafından iade edilmesini müteakip, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 09.10.2020 tarihli iddianame ile Kemalpaşa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/240 Esas sayılı dosyasında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda suça konu olay ile ilgili olarak daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmediği ve usulüne uygun açılmış bir kamu davasının bulunmadığı gerekçesiyle yargılamanın durmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 04.09.2023 tarihli ve 2023/16021 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97444 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97444 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "25/06/2021 tarihli ve 31522 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7328 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesiyle değişik 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 18. maddesinin son fıkrasına eklenen “Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususlarında görevli ve yetkilidir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında; Somut olayda, Cumhuriyet Başsavcısının kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı, yukarıda bahse konu maddede tanınan gözetim ve denetim yetkisi kapsamında iade edebileceğinden, iade üzerine açılan kamu davasının usulünce açılmış bir kamu davası olduğu cihetle, merciince itirazın kabulüne karar verilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1.İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, sanık hakkında halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın Cumhuriyet Başsavcısı tarafından iade edilmesini müteakip, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamenin 03.11.2020 tarihli kabul kararı ile Kemalpaşa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/240 Esas sayılı dosyasında açılan kamu davasının yapılan yargılamasında suça konu olay ile ilgili olarak daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmediği ve usulüne uygun açılmış bir kamu davası bulunmadığı gerekçesiyle durma kararı verildiği tespit edilmiştir. 2. 25.06.2021 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7328 sayılı Kanun ile 5235 sayılı Kanun’un 18. maddesine; “Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususlarında görevli ve yetkilidir” şeklindeki düzenlemenin getirildiği anlaşılmıştır. 3.Somut uyuşmazlıkta, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın Cumhuriyet Başsavcısı tarafından iade edilmesi üzerine düzenlenen 09.10.2020 tarihli iddianamenin 5235 sayılı Kanun’un 18. maddesine getirilen düzenleme ile birlikte usûlüne uygun hâle geldiği, ayrıca bahse konu iddianamenin 03.11.2020 tarihinde kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, Mahkemesince yargılamaya devam edilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde verilen durma kararına karşı katılan vekili tarafından yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.08.2021 tarihli ve 2021/579 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2025 tarihinde karar verildi.