Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3716 E. 2025/651 K. – Suç Uydurma
Konu: Suç Uydurma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3716
- Karar No
- 2025/651
- Karar Tarihi
- Konu
- Suç Uydurma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç uydurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2018 tarihli ve 2016/443 Esas, 2018/309 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında suç uydurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 271/1 ve 58. maddeleri gereğince 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin 23.09.2020 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhinin düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1.maddesi uyarınca 04.09.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 tarihli ve KYB-2023/95775 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; "....1-Mahkemece sanık hakkında 2. kez tekerrür hükümleri uygulanmasına esas alınan Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2014 tarihli ve 2010/563 esas, 2014/658 sayılı kararında tekerrüre esas alınan Kızılcahamam Sulh Ceza Mahkemesinin 13/05/2009 tarihli ve 2009/43 esas, 2009/139 sayılı ilâmına konu cezanın kesin nitelikte adlî para cezası olduğu, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8/1. maddesinde yer alan hüküm gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 305/son maddesine göre bu nitelikte olan cezaların tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı ve sanığın adlî sicil kaydında başka tekerrüre esas mahkumiyeti de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın mükerrir olduğu sabit olmakla beraber sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Sanığın güncel adlî sicil kaydı incelendiğinde, Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/04/2021 tarihli ve 2020/93 esas, 2021/221 sayılı kararında ve Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin suç tarihi 05/08/2015 olan 05/01/2017 tarihli ve 2016/290 esas, 2017/7 sayılı kararında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32/1. maddesi uyarınca akıl hastalığı nedeni ile güvenlik tedbirine hükmedilmiş olması karşısında, mahkemesince sanığın akıl hastalığı nedeniyle suç tarihinde işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda rapor alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1.Hükümlünün güncel adlî sicil kaydına göre ; Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.04.2021 tarihli ve 2020/93 Esas, 2021/221 Karar sayılı kararında ve Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.01.2017 tarihli ve 2016/290 Esas, 2017/7 Karar sayılı kararında hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32/1. maddesi uyarınca akıl hastalığı nedeni ile güvenlik tedbirine hükmedilmiş olması karşısında, mahkemesince sanığın akıl hastalığı nedeniyle suç tarihinde işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda rapor alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Kabule göre de; Mahkemece sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmasına esas alınan Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli ve 2010/563 Esas, 2014/658 Karar sayılı kararında tekerrüre esas kabul edilen Kızılcahamam Sulh Ceza Mahkemesinin 13.05.2009 tarihli ve 2009/43 Esas, 2009/139 Karar sayılı ilâmına konu cezanın kesin nitelikte adlî para cezası olduğu, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8/1. maddesinde yer alan hüküm gözetilerek, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305/son maddesine göre bu nitelikte olan cezaların tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı ve hükümlünün adlî sicil kaydında başkaca tekerrüre esas mahkumiyeti de bulunmadığının anlaşılması karşısında, koşulları oluşmadığı halde hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuş, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli ve 2016/443 Esas, 2018/309 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2025 tarihinde karar verildi.