Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3472 E. 2025/2141 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3472
Karar No
2025/2141
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/758 Esas, 2023/120 Karar SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2020/405 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 216/3, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2022/758 Esas, 2023/120 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Beraat kararı verilmesi gerektiğine, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine, cezanın adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya hükmün ertelenmesi gerektiğine, son sözleri sorulmayarak savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın temyiz dışı sanıkla birlikte 10.12.2016 tarihinde İstanbul ilinin Beşiktaş ilçesinde meydana gelen bombalı eylem sırasında 38 polis memurunun ve 8 sivil vatandaşımızın şehit verilmesinin haberlere yansımasının hemen akabinde sosyal medya üzerinden yayınladıkları video içeriği ile İslam dininde manevi değeri bulunan şehitler ve şehitlik makamı ile dalga geçtikleri iddiasına ilişkin olarak; Basın yayın yoluyla atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın eylemine uyan suçun yaptırımının üst sınırının 1 yıl 6 ay hapis cezası olduğu ve basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşılmış ise de; Mahkemesince, "Dosyanın niteliği, iddianamenin kapsamı itibariyle sanıkların duruşmalı olarak dinlenmesinin daha yararlı olacağı düşüncesiyle basit yargılama usulünün uygulanmasına gerek görülmediğinden" şeklindeki gerekçeyle takdiren basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilerek yargılama yapıldığı belirlenmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, CD çözüm tutanağına göre paylaşımın sanık tarafından yapıldığının saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın İslam dinimizce kutsal olan şehitler ve şehitlik makamıyla dalga geçme, alaya alma şeklindeki eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suçun işleniş biçimi dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmaması, sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ve yakalanarak dinlenmesi dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceğine dair olumlu kanı bulunmadığından 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmaması ve kısa kararın verildiği duruşmaya sanığın gelmemesi nedeniyle son sözün sanığa verilmemesi de isabetli olup; sanığın bu husustaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR "Değerlendirme ve Gerekçe" bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2022/758 Esas, 2023/120 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3472, K. 2025/2141, T. 17.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-3472-e-2025-2141-k-85f8eb3a3287