Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3382 E. 2024/9361 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3382
- Karar No
- 2024/9361
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1434 E. 2022/1422 K. SUÇLAR : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2017 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve iftira suçlarından 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis; iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlere yönelik istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.06.2020 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, iftira suçu olarak tanımlanan eylemin ise resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğu belirtilerek kurulan hükmün kaldırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının Asliye Ceza İlamat Masasınca seri muhakeme usulü yönünden değerlendirme yapılması talebine istinaden Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.08.2022 tarihli ek kararı ile talebin kabulüne ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesi uyarınca seri muhakeme işlemi yaptırılması için dosyanın Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmesine müteakip Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2022 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi uyarınca 1 ay 15 gün hapis; 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi uyarınca 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması istemine ilişkin Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli kararı ile hükümlünün talepnamede belirtilen şekilde cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün usulüne uygun şekilde 26.10.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 17.08.2023 tarihli ve 2023/11889 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93497 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93497 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..." ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tâbi olduğu, sanığın aynı eylemi nedeniyle Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2019 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve kararın 18/06/2020 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, sanığın eylemi nedeniyle Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2019 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği gözetilmeksizin, aynı ... nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası; ''Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. '' Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde yer alan, "(c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır." "(d) 1.1.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. 4. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2017 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve iftira suçlarından 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis; iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlere yönelik istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.06.2020 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, iftira suçu olarak tanımlanan eylemin ise resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğu belirtilerek kurulan hükmün kaldırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının Asliye Ceza İlamat Masasınca seri muhakeme usulü yönünden değerlendirme yapılması talebine istinaden Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.08.2022 tarihli ek kararı ile talebin kabulüne ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi uyarınca seri muhakeme işlemi yaptırılması için dosyanın Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmesine müteakip Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2022 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi uyarınca 1 ay 15 gün hapis; 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi uyarınca 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması istemine ilişkin Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli kararı ile hükümlünün talepnamede belirtilen şekilde cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün usulüne uygun şekilde 26.10.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir. 5. Dosya kapsamına göre, hükümlünün mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin olarak Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.06.2020 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, iftira suçu olarak tanımlanan eylemin ise resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğu belirtilerek bu suçtan kurulan hükmün kaldırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın da 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu, böylece kurulan hükümlerin istinaf mahkemesi kararı ile 18.06.2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, aynı ... nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükümlünün mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiş olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin seri muhakeme usulünün uygulanmasına ilişkin 10.10.2022 tarihli ve 2022/1434 Esas, 2022/1422 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca mükerrer açılan davadan dolayı verilen CEZANIN KALDIRILMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.