Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2996 E. 2025/7201 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2996
Karar No
2025/7201
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/15 84... /2016 Karar SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A.İlk Derece Mahkemesi Kararı Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2022 tarih ve 2017/445 Esas, 2022/542 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 3-f, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 3 yıl 7 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, b. Yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Katılan kurum vekili ve sanığın istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli, 2022/1584 Esas, 2022/2016 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından ilk derece mahkemesince kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilerek istinaf başvurusunun reddine; basit yaralama suçu bakımından somut olayda mağdurdaki yaralanmanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerden olmaması, davaya konu yaralamanın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olarak kabul edilmesi gerekirken sanık hakkında ayrıca yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak yaralama suçu bakımından "hüküm kurulmasına yer olmadığına" ibarelerinin eklenerek istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 286/1 maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, sanık hakkında alt sınırdan eksik ceza tayin edildiğine, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir. 2. Sanığın temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlemediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastı bulunmadığına, cebir ve tehdit uygulamadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin ''12.07.2017" yerine ''15.09.2017'' olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. Dava dosyası kapsamına göre, sanığın olay tarihinde mağdur ...'u evinde iki gün boyunca kilitli tuttuğu ve darp ederek yaralanmasına sebep olduğu iddiasına ilişkindir. 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, katılan beyanı, sanık savunması, katılanın yaralandığını gösteren doktor raporu, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar ve tanık ifadeleri dikkate alındığında, sanığın atılı suçu işlediğine dair kabulde ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek katılan bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli, 2022/1584 Esas, 2022/2016 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasının mahsus bölümünden vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkin paragrafın çıkartılması suretiyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2996, K. 2025/7201, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2996-e-2025-7201-k-04def62aa946