Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/30285 E. 2025/11968 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/30285
Karar No
2025/11968
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/378 E., 2021/179 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın adlî sicil kaydında tekerrüre esas sabıka kaydı bulunması rağmen Mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmemiş ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi yerine, aynı Kanun'un 62. maddesinin gösterilmesi, sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi sırasında 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi yerine aynı Kanun'un 50/a maddesi yazılması, doğrudan verilen adlî para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi yerine aynı Kanun'un 52. maddesinin gösterilmesi, suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi ve suç konusu kaçak sigaranın tamamı hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde imha edilenler dışında kalan numune sigaraların müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün 6. paragrafındaki "62" ibaresi çıkartılarak yerine "62/1." ibaresinin eklenmesi, hükmün 7. paragrafındaki "52" ibaresi çıkartılarak yerine "52/2." ibaresinin eklenmesi, hükmün 10. paragrafındaki "50/a" ve "52" ibareleri çıkartılarak yerlerine "50/1-a" ve "52/2." ibarelerinin eklenmesi, hükümden eşya müsaderesine ilişkin bölümün çıkartılarak yerine "Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine," ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Kaçakçılık suçundan sanık ... hakkında kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, sanığın temyizi üzerine sayın çoğunluğun düzeltilerek onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Dairemizin 2022/66 19... /7215 Karar nolu ilamları ile sonrasındaki birçok ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Yasanın 5/2. fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulaması olanaklı hale getirildiği ve 5607 sayılı Yasanın 5/2-b-son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesi yapılmıştır. Son cümlenin eklenmesiyle soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısına, suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı Devlet Hazinesine yatırdığı takdirde ikinci fıkra kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanacağı hususunda şüpheliye ihtar zorunluluğu getirmiştir. İkinci fıkrasının son cümlesiyle de soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamışsa, kovuşturma evresinde Hâkim tarafından sanığa ihtarat yapılması gerektiği belirtilmiş olup, artık sanığın etkin pişmanlıktan yararlanması için, etkin pişmanlık genel teorisinden ayrılarak aktif davranışta bulunma zorunluluğu bu düzenlemeyle ortadan kalkmıştır. Yani sanık/sanıklara etkin pişmanlık konusunda Cumhuriyet savcısı ya da Hakim tarafından ihtarda bulunmaları kanunla zorunlu hale getirilmiştir. İhtaratın da kanun ve yerleşik içtihatlara uygun olması gerekir. Kaldı ki Anayasa Mahkemesinin 15.02.2023 tarih ve 2018/36174 başvuru numaralı kararında da belirtildiği üzere istikrarlı olarak uygulanan içtihattan ayrılarak yeni bir yaklaşımın benimsenmesi hak ihlali oluşturacaktır. Yine Dairenin binçok kararında olduğu gibi, 15.01.2025 gün ve 2023/450 E sayılı kararıyla da ihtaratın 1/2 yerine 1/3 oranında yapılarak sanığın yanıltıldığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar vermek suretiyle sanıklar arasında eşitsizliğe neden olunmaktadır. Yukarda anlatılanlar karşısında, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, soruşturma aşamasında kamu zararından haberi olmayan ve etkin pişmanlıktan faydalanma imkanı olduğu bildirilmeyen sanığın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iadesinden sonra mahkemesince yapılan ödeme ihtaratında, indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek, sanığın yanıltılması suretiyle 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesi uygulanmadan hüküm kurulması gerekçesiyle hükmün bozulması yerine, yerel mahkemenin kararının düzeltilerek onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 07.10.2025

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/30285, K. 2025/11968, T. 07.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-30285-e-2025-11968-k-cbf940593e8c