Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2491 E. 2024/8169 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2491
- Karar No
- 2024/8169
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/816 E. 2022/829 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2018 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde, Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL ve 400,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 28.09.2020 tarihli kararı ile hükümlünün istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.08.2022 tarihli ek kararı ile infazın durdurulmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesi uyarınca seri muhakeme işlemi yapılması için dosyanın Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmesine müteakip, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2022 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.600,00 TL ve 240,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılması istemine ilişkin Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli kararı ile hükümlünün talepnamede belirtilen şekilde cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün usulüne uygun şekilde 18.10.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 ve 2022/31574 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61864 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61864 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde yapılan değişiklik ile seri yargılama usulünün düzenlendiği, aynı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5. maddenin 1/c bendinde, seri yargılama usulüne ilişkin hükümlerin 01/01/2020 tarihinden itibaren uygulanacağının kabul edildiği, yine aynı Kanun'un geçici 5/1-d bendinde "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağının" düzenlendiği; Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 karar sayılı olup 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren kararı ile "7188 sayılı yasa ile 5271 sayılı CMK'ya eklenen geçici 5. maddenin d bendinde yer alan 'kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış' ibarelerinin, aynı bentte yer alan 'seri yargılama usulü yönünden' Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline" karar verildiği, Somut olayda, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi kapsamında seri muhakeme usulüne tâbi olduğu, mahkûmiyete dair kararın 15/02/2019 tarihinde verildiği ve istinaf incelemesinden geçmek suretiyle 28/09/2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2019 tarihli kararın kesinleşme tarihi olan 28/09/2020 tarihinde Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı henüz yürürlükte olmadığından, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata göre bir hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşılması karşısında, 10/10/2022 tarihli talepnamenin belirtilen nedenlerle reddine ve Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2019 tarihli kararının aynen infazına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası; ''Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. '' Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde yer alan, "(c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır." "(d) 1.1.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. 4. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2018 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL ve 400,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 28.09.2020 tarihli kararı ile hükümlünün istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.08.2022 tarihli ek kararı ile infazın durdurulmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi uyarınca seri muhakeme işlemi yapılması için dosyanın Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmesine müteakip, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2022 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.600,00 TL ve 240,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılması istemine ilişkin Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli kararı ile hükümlünün talepnamede belirtilen şekilde cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün usulüne uygun şekilde 18.10.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir. 5. Dosya kapsamına göre, hükümlünün mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL ve 400,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 28.09.2020 tarihli kararı ile hükümlünün istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, hükümlünün eylemi nedeniyle Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2019 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği gözetilmeksizin, aynı ... nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükümlünün mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiş olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/816 Esas, 2022/829 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının, “Sanık hakkında aynı fiili nedeniyle daha önceden açılmış bir dava ve verilmiş bir karar bulunduğu anlaşıldığından, ikinci defa açılan davanın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince reddine” şeklinde düzeltilmesine, müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.