Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2425 E. 2024/8119 K. – Suç Uydurma

Konu: Suç Uydurma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2425
Karar No
2024/8119
Karar Tarihi
Konu
Suç Uydurma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/293 E., 2021/693 K. SUÇ : Suç uydurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çal Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2013 tarihli ve 2012/153 Esas, 2013/46 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında suç uydurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Anılan karar 21.03.2013 tarihinde itiraz olunmaksızın kesinleşmiştir. Hükümlü hakkında, beş yıllık denetim süresi içerisinde 16.12.2013 tarihinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hüküm Çal Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli kararıyla aynen açıklanarak, anılan kararın istinaf edilmeksizin 18.01.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2023/1333 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58366 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58366 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan 25 gün kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi; “Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer.” Aynı Kanun'un 67 nci maddesi ise; “(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlenmiştir. 3. İncelenen dava dosyası değerlendirildiğinde, Çal Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2013 tarihli ve 2012/153 Esas, 2013/46 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında suç uydurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 271 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; anılan karar 21.03.2013 tarihinde itiraz olunmaksızın kesinleşmiş; hükümlü hakkında, beş yıllık denetim süresi içerisinde 16.12.2013 tarihinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hüküm Çal Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli kararıyla aynen açıklanmış ise de, yargılama sürecinde zamanaşımı süresini kesen sanığın savunmasının alındığı 13.02.2013 tarihinden itibaren, durma süresi olan 8 ay 25 günlük süre de dahil, olağan dava zamanaşımı süresi olan 8 yıllık sürenin dolmasıyla 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince hükümlünün üzerine atılı suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 4. Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni, kanun yararına bozma konusu yapılmadığından belirtilen kanun yolunun niteliği gereği resen giderilemeyecektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.7.2007 gün ve 2007/145-172 sayılı, 27.3.2007 gün ve 2007/73-76 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen "Kanun yararına bozma" kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle kanun yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılmasına yer olmadığına, inceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2425, K. 2024/8119, T. 30.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2425-e-2024-8119-k-874d3f7d853d