Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2401 E. 2024/8417 K. – Hakkı Olmayan

Konu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2401
Karar No
2024/8417
Karar Tarihi
Konu
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/37 E., 2023/20 K. SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin, hükümlü hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 4.500,00 TL ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 17.01.2023 tarihli kararının, itiraz edilmeksizin 25.01.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/5874 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61412 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61412 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre sanığın eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154/2. maddesinde düzenlenen köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçunu oluşturduğu ve sanık hakkında buna göre köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan anılan kanunun 154/2. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı ve takiben 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmesi üzerine, anılan suçun 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 250. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca seri muhakeme usulü kapsamında bulunduğu cihetle anılan suçtan talepnamenin düzenlendiği ve mahkemenin hükmün gerekçesinde de talepname doğrultusunda sanığın köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçunu işlediği belirtildiği halde; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2, 50/1-a, 52 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/4. maddeleri ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle hükümde çelişki yaratılmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un "Hakkı olmayan yere tecavüz" başlıklı 154 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları "Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir. (2) Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. 2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlünün, Konya ili Ilgın ilçesi Olukpınar Mahallesinde 106 ada 40 numaralı parselde kayıtlı mera vasıflı taşınmaza kendisine ait tarım araçlarını ve aletlerini koymak suretiyle tecavüz ettiği dolayısıyla hükümlünün eyleminin hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluşturduğu, talepnamede de bu eylemin anlatıldığı anlaşılmıştır. Ancak; 3. Ilgın Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2023 tarihli talepnamesi uyarınca Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararının gerekçesinde hükümlünün eyleminin hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen, hüküm fıkrasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası olarak gösterilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye neden olunması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2023 tarihli ve 2023/37 Esas, 2023/20 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2401, K. 2024/8417, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2401-e-2024-8417-k-1dbe7b5f8cc4