Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2392 E. 2024/7919 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2392
- Karar No
- 2024/7919
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/461 E., 2022/690 K. SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, yaralama KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2009 tarihli ve 2007/58 Esas, 2009/86 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesini birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Hükümlünün denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hükümler açıklanarak, Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesini birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin 20.12.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/31388 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54178 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59149 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suçlar için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e, 67/4 maddeleri gereğince 8 yıl olağan, 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçları 29/07/2007 tarihinde işlediği, 21/01/2009 tarihinde Mahkemece savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 24/03/2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın 28/04/2012 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24/03/2009 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 28/04/2012 tarihleri arasını kapsayan 3 yıl 1 ay 4 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 21/01/2009 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 13/12/2022 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu, suç tarihinden 13/12/2022 tarihine kadar geçen sürede 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin de dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve aynı maddenin on birinci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24.03.2009 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 28.04.2012 tarihinde yeniden işlemeye başladığı belirlenerek inceleme yapılmıştır. 3. Hükümlüye yüklenen suçun kanun maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki 3 yıl 1 ay 4 günlük durma süresi de belirtilen olağan zamanaşımı süresine eklendikten sonra zamanaşımını kesen son işlem tarihi olan 21.01.2009 tarihli sorgusundan 13.12.2022 günlü mahkumiyet tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/461 Esas, 2022/690 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.