Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1788 E. 2024/7940 K. – Hükümlü Veya

Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1788
Karar No
2024/7940
Karar Tarihi
Konu
Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1080 D.iş SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2018/448 Esas, 2020/229 kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci addesi ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 09.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Asliye Ceza Mahkemesi İlamat Masasınca hükümlü ile hakkında basit yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanmasına ilişkin olarak uyarlama kararı verilmesi talep edilmiş, Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2020 tarihli ek kararıyla sanığın talebinin reddine karar verilmiş ve Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itiraz üzerine Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.2020 tarihli kararıyla, itirazın kabulüne karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54162 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2021/54162 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “.... sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, kararın 23/06/2020 tarihinde verildiği, Anayasa Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararının 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un "Basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesi; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223. maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. (4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir. (6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir. (7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. (8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi ile eklenen 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin birinci fıkrasının, inceleme konusu ile ilgili olan (c) ve (d) bentleri; "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ... c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz...." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş,...” ibaresinin aynı bentte yer alan “... Basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 4. Aynı şekilde 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının 2709 sayılı Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin de iptaline karar verilmiştir. 5. İncelenen dosyada; hükümlünün yargılama konusu eylemi 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasına göre basit yargılama usulüne tabi ise de, hüküm 23.06.2020 tarihinde verilip 09.07.2020 tarihinde kesinleşmiştir. Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 2709 sayılı Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği belirtilmiş ve basit yargılama usûlüne ilişkin kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı belirlenmiştir. 6. Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararın, iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş olması nedeniyle hükümlü hakkında basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen itirazın kabulüne ilişkin 16.10.2020 tarihli ek karar, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2020/1080 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/1788, K. 2024/7940, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-1788-e-2024-7940-k-5bc0f5ac7065