Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1717 E. 2024/7942 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1717
Karar No
2024/7942
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/158 Esas, 2022/804 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNABAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/158 Esas, 2022/804 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 10 ay hapis cezası ve 400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 01.11.2019 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 04.04.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve 2023/41378 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41378 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "....Dosya kapsamına göre; 1. Sanığın soruşturma aşamasında alınan 25/02/2019 tarihli savunmasında, ele geçirilen mermilerin daha önceden yapılan bir soruşturmada ele geçirilen silaha ait olduğu yönündeki beyanları da dikkate alındığında ilgili soruşturma dosyasının akıbeti araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde, 2. 24/02/2019 tarihinde evde yapılan aramada 16 adet fişeğin muhafaza altına alındığı, sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/3. maddesine aykırılıktan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla; sanıktan rızaen teslim alınan 16 adet merminin 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek fazla ceza tayin edilmesinde, 3. Kabule göre de; 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde yapılan değişiklik ile seri yargılama usulünün düzenlendiği, aynı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5. maddenin 1/c bendinde, seri yargılama usulüne ilişkin hükümlerin 01/01/2020 tarihinden itibaren uygulanacağının kabul edildiği, yine aynı Kanun'un geçici 5/1-d bendinde "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağının" düzenlendiği; Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı olup 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren kararı ile "7188 sayılı yasa ile 5271 sayılı CMK'ya eklenen geçici 5. maddenin d bendinde yer alan 'kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış' ibarelerinin, aynı bentte yer alan 'seri yargılama usulü yönünden' Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline" karar verildiği, Somut olayda, mahkumiyet kararının Anayasa Mahkemesi iptal kararının yürürlük tarihinden sonra verildiği gözetildiğinde, Mahkemesince seri muhakeme işlemlerinin yapılması amacıyla dosyanın gereği için Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeksizin karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun'un hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlığını taşıyan 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." onbirinci fıkrasında; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." hükümleri yer almaktadır. 2. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlamaktadır. 3.Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelere göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık, bu karar usulüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve bu süre içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi halinde hüküm açıklanacaktır. 4. İnceleme konusu somut olayda; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği 24.10.2019 tarihinde başka suçtan hükümlü olup SEGBİS sistemi ile yüzüne karşı verilen karara ilişkin duruşma tutanağının bir örneğinin hükümlüye verilmediği, bu durumda kanun yolu başvuru süresinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlayacağı ve ancak kararın tebliğ de edilmediği gözetildiğinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresi başlamayacağından bu süre içinde kasıtlı bir suç işlendiğinin ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşullarının bulunduğunun kabul edilemeyeceği dikkate alındığında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlendiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına dair 20.09.2022 tarihli kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, kanun yararına bozma istemine konu hukuka aykırı kararın olağanüstü kanun yoluyla denetlenemeyeceğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/1717, K. 2024/7942, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-1717-e-2024-7942-k-6870576d6c46