Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/6495 E. 2024/5025 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6495
Karar No
2024/5025
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/504 E., 2021/557 K. SUÇLAR : Mühürde sahtecilik, hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan ceza miktarı yönünden 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 29.12.2006 havale tarihli iddianamesi ile sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... hakkında başka suçlarla birlikte mühürde sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 202 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ve hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun' un 142 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca uyarınca cezalandırılmaları için kamu davaları açılmıştır. 2.Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2009 tarihli kararıyla görevsizlik kararı verilmiştir. 3.Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2009 tarihli kararıyla görevsizlik kararı verilerek olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosya Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmiştir. 4.Yargıtay (5). Ceza Dairesinin 10.11.2010 tarih ve 2010/6913 Esas ve 2010/8310 Karar sayılı kararıyla Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 5.Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2014 tarihli kararı ile sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... hakkında mühürde sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine ve hak yoksunluklarına, hırsızlık suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. 6.Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2014 tarihli kararının sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ..., sanık ..., katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (15). Ceza Dairesinin 26.06.2018 tarihli ve 2017/11576 Esas, 2018/4701 Karar sayılı kararı ile; "... a) Resmi mühürde sahtecilik eyleminden yapılan incelemede, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar ... ve ... müdafiileri, sanık ... ve müdafii, sanıklar ..., ... ve sanık ...’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, inceleme konusu olayda sahte olarak kullanılan mühürlerin farklı tarihlerde oluşturulduklarına ilişkin her hangi bir somut delilin bulunmaması ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi karşısında, resmi mühürde sahtecilik suçlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığı, bu nedenle tek bir resmi müdürde sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükmü kurulması, ancak temel ceza belirlenirken de sanıkların güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte olarak yapılan belge ve mühürlerin sayısı dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yeri bulunmayan zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, b) Nitelikli hırsızlık eyleminden yapılan incelemede, Tanık Rüstem’in beyanı, 22/12/2006 tarihinde yapılan arama ve tüm dosya kapsamında sanıklar ... ve ...’in fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılan ...’a ait 17 ** 099 plakalı aracı çaldıktan sonra sanıklardan ...’e ait iş yerinde parçaladıkları anlaşıldığından, nitelikli hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ... hakkında mahkumiyet hükmü verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile beraat hükmü verilmesi,,..." şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. 7.Bozma üzerine Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2021 tarih ve 2018/504 Esas, 2021/557 Karar sayılı kararı ile sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... hakkında mühürde sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine ve hak yoksunluklarına, sanık ..., sanık ... hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; kararın hakkaniyete, usul ve kanuna aykırı olduğuna, sair nedenlerle kararın kaldırılarak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme sonucu karar verildiğine, sanığın hırsızlık suçunu işlediğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, mühürde sahtecilik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet sebebiyle tekrar mahkumiyet hükmü verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın kaldırılmasına, aksi halde lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir. 3.Sanık ...'in temyiz sebepleri; atılı suçu işlemediğine ilişkindir. 4.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; sanığın isnat edilen suçu işlemediğine, haksız ve hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğine, sanığın iddia edildiği gibi hırsızlık ve mühürde sahtecilik suçlarını işlemediğine, herhangi bir suç konusu belge ele geçmediğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 5.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; atılı suçları işlemediğine, cezalandırılmasına yeterli delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkindir. 6.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; mahkumiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. 7.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek İstanbul'un muhtelif ilçelerinden hırsızlık yolu ile temin ettikleri araçları gizli bir yerde parçalayarak, araçlara kaynak yaparak, sahte plaka ve tescil belgesi düzenleyip üçüncü kişilere sattıkları iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 22.12.2006 yerine, 21.04.2009 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. A.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mühürde sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede, 1.Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, expertiz raporları, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporları, sanıkların savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirilerek sanıklar hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık ... müdafiinin, kararın hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ... ve müdafiinin, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, atılı suçu işlemediğine, mühürde sahtecilik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet sebebiyle tekrar mahkumiyet hükmü verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık ... ve müdafinin, sanığın isnat edilen suçu işlemediğine, haksız ve hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğine, sanığın iddia edildiği gibi mühürde sahtecilik suçunu işlemediğine, herhangi bir suç konusu belge ele geçmediğine, kararın bozulması gerektiğine, cezalandırılmasına yeterli delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, sanık ... müdafinin, mahkumiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık ... müdafinin, sanığın atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2.Mahkemesince lehe hükümlerin uygulanmama nedenlerinin tartışıldığı anlaşılmakla, kararda bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B.Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede, 1.Sanıklar hakkındaki yargılama konusu eylem için, suç tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının e bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı ve aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu mahkemece sanıklar hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mühürde sahtecilik suçundan kurulan hükümler yönünden, Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2021 tarih ve 2018/504 Esas, 2021/557 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden, Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2021 tarih ve 2018/504 Esas, 2021/557 Karar sayılı hükmüne yönelik sanık ... ve müdafii ile sanık ... ve müdafinin, temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/6495, K. 2024/5025, T. 11.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2022-6495-e-2024-5025-k-a3e94b847e07