Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/6490 E. 2024/9636 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6490
- Karar No
- 2024/9636
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/82 E., 2015/576 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başka suçlarla birlikte yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2015 tarihli ve 2015/82 Esas, 2015/576 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; Sanığın kastının alıkoyma olmadığına, hürriyeti kısıtlama suçunun oluşmadığına, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin ihlali olduğu gözetilmeden fazla ceza tayin edildiğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, şemsiyenin katılana ait olması nedeniyle müsaderesine karar verilemeyeceğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ...'ın temyiz sebepleri; Hakkında verilen kararın usule aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanığın, boşandığı eşi olan katılanı suç tarihinde Denizim Park Restaurant'a kadar takip ettiği, katılanın eğlence mekanından çıkmasının ardından katılanı zorla araca bindirmeye çalışmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüste bulunduğu, katılan ile arasında çıkan arbedede yere düşen katılana şemsiye ile vurmak suretiyle yaralama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede; 1. Sanığın temyizi yönünden, Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, katılan beyanları, tanık A.B. beyanları, katılanın adli raporu, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın, davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yönünden, Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, katılan beyanları, tanık A.B. beyanları, katılanın adli raporu, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüste bulunduğuna ilişkin mahkemenin suç vasfına yönelik kabulünde isabetsizlik bulunmadığından Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede; 1. 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında, iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın, aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise; üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşyanın müsaderesine hükmolunacağının öngörülmesi karşısında, somut olayda sanık tarafından katılana ait şemsiyenin suçta kullanıldığının anlaşılması karşısında sahibine iadesi yerine müsadere edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanık hakkındaki yargılama konusu ... için, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı ve aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında mahkumiyet kararının verildiği tarih olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2015/82 Esas, 2015/576 Karar sayılı kararında sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2015/82 Esas, 2015/576 Karar sayılı hükmüne yönelik sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki yaralama suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, emanetin 2015/402 sırasında kayıtlı şemsiyenin sahibine iadesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.