Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/5967 E. 2024/8582 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5967
- Karar No
- 2024/8582
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2332 E., 2022/522 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 30.12.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başka suçlarla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. 3. Katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08.04.2022 tarih ve 2019/2332 Esas, 2022/522 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçundan verilen beraat kararlarının kaldırılmasına, sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 110 uncu maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetine, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanığın, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun' un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen cezanın yetersiz olduğuna, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu verilen kararın sanık aleyhine bozulması gerektiğine, re'sen tetkik edilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçların işlendiğini gösterir her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik soruşturma ve kovuşturma ile mahkumiyet kararı verildiğine, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Dava konusu olay, sanık ile mağdurun suç tarihinde resmi nikahlı evli oldukları, olay günü aralarında çıkan tartışma sonucunda sanığın mağduru banyoya kilitlemek suretiyle hürriyetini kısıtladığı, ardından serbest bıraktığı ve sanığın mağduru darp ederek bıçakla yaraladığı ve mağdura hitaben "a... koyduğumun çocuğu, senin dinini Allahını sinkaf edeyim, bu olay kesinlikle dışarıya yansımayacak, kimsenin kulağına gitmeyecek" demek suretiyle tehditte bulunduğu iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince; sanık ...’ın üzerine atılı tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğine dair cezalandırılmasını gerektirir nitelikte her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; "...Mağdur ile sanığın suç tarihinde evli oldukları, sanığın suç tarihi ve öncesinde sık sık alkol ve uyuşturucu madde kullandığı, olay günü sanık ve mağdurun evde iken sanığın mağduru çıplak bir vaziyette soyarak ve cebir kullanmak suretiyle evin banyosuna kilitlediği, mağduru banyoda 5 saat kadar kilitli vaziyette bırakmak suretiyle mağdura yönelik cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği, sonrasında mağduru banyo kapısının kilidini açmak suretiyle serbest bıraktığı, bu şekilde soruşturmaya başlamadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bıraktığı anlaşılmakla, hakkında TCK'nin 110/1 maddesi gereğince cezasında indirim yapılmış, sanığın mağduru serbest bıraktıktan bir süre sonra "bu olay kesinlikle dışarı yansımayacak kimsenin kulağına gitmeyecek yoksa seni öldürürüm" şeklinde tehditte bulunarak üzerine atılı tehdit suçunu işlediği anlaşılmış, sonrasında eline almış olduğu bıçakla mağdura vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte kasten yaraladığı anlaşılmış, mağdurun bağırması üzerine sanığın kardeşi olan ve aynı evin başka bir odasında ikamet eden tanık ...'ın tarafların yanına geldiği, mağduru yarı çıplak vaziyette yaralanmış bir şekilde, sanığı ise elinde bıçakla görmesi üzerine mağdurun daha fazla zarar görmesini engellemek amacıyla başka bir odaya götürdüğü anlaşılmış, Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemiş olduktan sonra tehdit ve kasten yaralama suçlarını işlediği, bu nedenle bu suçların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurunu somut olayda oluşturmadığı,.." şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarının kaldırılarak atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Dava dosyası içeriği, mağdur beyanları, mağdurun adli raporu, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmadığından katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Dava dosyası içeriği, mağdur beyanları, mağdurun adli raporu, olayın kolluğa intikal şekli, tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçların işlendiğini gösterir her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik soruşturma ve kovuşturma ile mahkumiyet kararı verildiğine, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08.04.2022 tarih ve 2019/2332 Esas, 2022/522 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.