Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/5939 E. 2024/8347 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5939
Karar No
2024/8347
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/244 E., 2022/819 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Körfez Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2017 tarihli iddianamesiyle sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır. 2. Körfez 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.04.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. 3. Bu karara karşı Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.06.2019 tarihli kararı ile;"...1-6284 sayılı Yasa'nın 2/1-d ve 20/2 maddeleri uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği gözetilmeyerek Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına davaya katılma ve CMK’nın mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması, 2. 22/04/2017 tarihli araştırma tutanağı ile yakalama, üst arama teslim tutanağı içerikleri gözetildiğinde 21/04/2017 günü saat 23.40 sıralarında ... plakalı, siyah renkli Volkswagen marka araçla bir bayanın zorla kaçırıldığının ihbar edildiği tutanaklar altına alındığı gözetilerek söz konusu ihbarın kim veya kimler tarafından yapıldığı, ihbar eden veya edenlerin kimliklerinin belirlenmesi halinde tanık olarak dinlenerek tüm dosya kapsamında mevcut deliller ile birlikte sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi, 3. Mağdurenin kovuşturma aşamasında alınan beyanını içerir Gökçebey Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12/07/2017 tarih ve 2017/105 talimat nolu duruşma tutanağında zabıt katibinin ıslak imzası olmadığı gibi Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla yapılan kontrole göre anılan duruşma tutanağının elektronik imza ile de imzalanmadığının anlaşılması karşısında, anılan imza eksikliğinin usulüne uygun şekilde giderilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 219/1. maddesine muhalefet edilmesi,..." hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir. 4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.06.2019 tarihli bozma kararı üzerine Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. 5. Katılan kurum vekilinin istinaf başvurusu üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarih ve 2022/244 Esas, 2022/819 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat kararlarının kaldırılmasına, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; katılanın soyut iddiası dışında mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, sanıkların atılı suçu işlemediğine, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri; alt sınırdan ceza tesisinin usule ve yasaya aykırı olduğuna, takdiri indirim sebeplerinin uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğuna, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanık ... ile resmi nikahlı evli olan mağdur ...'nın aralarındaki anlaşmazlık nedeniyle 1,5 yıldır sanıktan ayrı yaşadığı, ailesiyle birlikte Zonguldak'ta kalan ve çalışan mağdurun, iş çıkışına gelen sanıkların, mağduru zorla araca bindirerek İstanbul İline götürmeye çalıştıkları, polise yapılan ihbar üzerine aracın kolluk görevlilerince Kocaeli' nde durdurulmak istendiği, ancak sanıkların dur ikazına rağmen aracı durdurmayarak kaçtıkları ve takip üzerine Kuzey BP dinlenme tesisleri içerisinde yakalandıkları iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince, sanıklar hakkında atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği ve yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; ".. katılan ... ile sanık ...'ın resmi nikahlı evli oldukları ancak aralarındaki sorunlar nedeniyle yaklaşık bir buçuk yıldır fiilen ayrı yaşadıkları, suç tarihinde katılanın ailesi ile birlikte yaşadığı Zonguldak iline sanıkların birlikte İstanbul ilinden kiralanan ... plakalı araç ile geldikleri ve katılanın çalıştığı iş yerinden çıkışını bekledikleri, katılanın iş yerinden çıkmasından sonra sanık ...'ın katılanı durdurup ağzını kapatarak zorla araca bindirdiği ve sanık ...'in sevk ve idaresindeki araçla hızla İstanbul iline doğru hareket ettikleri ve bu şekilde seyir halindeyken aracın Kocaeli ilinde güvenlik güçlerince durdurulmak istenmesine rağmen aracın dur ikazına uymayarak kaçtıkları ve takip sonucunda Kocaeli Kuzey B.P. Dinlenme Tesisleri içerisinde durdurularak sanıkların yakalandığı, bu şekilde sanıkların iştirak halinde atılı suçu işledikleri, katılanın her aşamada istikrarlı ve tutarlı beyanı, sanıkların kaçamaklı savunmaları, dosyada mevcut 22.04.2017 tarihli araştırma tutanağı içeriği, katılanın beyanlarını destekler olaydan dolayı yaralandığına dair adli rapor içeriği ile tüm dosya kapsamında sabit olmakla ilk derece mahkemesince sanıkların atılı suçtan beraatlerine dair hükmün kaldırılarak atılı suçtan cezalandırılmaları gerektiği..." şeklindeki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat kararlarının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak sanıklar hakkında atılı suçtan mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; 1. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, mağdur anlatımları, mağdurun adli raporu, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin mahkeme gerekçesinin isabetli bulunduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden; 1. Türkiye Cumhuriyet Anayasasının 41 inci maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz gerekçesi yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmadığından katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B.Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; 1. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, mağdur anlatımları, mağdurun adli raporu, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin mahkeme gerekçesi isabetli bulunmakla sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden; Oluşa ve dosya kapsamına göre sanık ...' ın üzerine atılı suçu resmi nikahlı eşine karşı ve birden fazla kişi ile birlikte gerçekleştirmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince ... ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği nazara alınarak, ... hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarih ve 2022/244 Esas, 2022/819 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarih ve 2022/244 Esas, 2022/819 Karar sayılı kararına yönelik, katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/5939, K. 2024/8347, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2022-5939-e-2024-8347-k-46933885e300