Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/1383 E. 2023/2390 K. – Hükümlü Veya
Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1383
- Karar No
- 2023/2390
- Karar Tarihi
- Konu
- Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır. 2. İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 292 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.03.2021 tarihli ve 2019/12539 Esas, 2021/4828 Karar sayılı kararı ile ''....Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin '...01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz...' bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu....'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilmekle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 5. İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2021 tarihli kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece temyiz incelemesine konu edilen 20.01.2022 tarih ve 2021/674 Esas, 2022/74 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; cezanın paraya ya da kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine çevrilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay; sanık hakkında Bandırma İnfaz Hakimliğinin 27.11.2014 tarihli kararı ile denetimli serbestlik kararı verildiği, aynı gün tahliye edildiği ancak 5 günlük süre geçmesine rağmen Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmeyerek hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Bandırma İnfaz Hakimliğinin 27.11.2014 tarih ve 2014/2135-2110 Esas-Karar sayılı kararının incelenmesinde; sanık hakkında denetimli serbestlik kararı verildiği ve tahliye olduktan sonra İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne üç gün içerisinde müracaat etmesi gerektiği, süre bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına rağmen müracaat etmemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 292 inci ve devamı maddeleri gereğince cezalandırılacağı ihtarını içerdiği anlaşılmaktadır. 3. Sanık "3 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gerektiğini kimsenin kendisine söylemediğine" dair beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE 1. Oluş, tüm dosya kapsamı, Bandırma İnfaz Hakimliğinin 27.11.2014 tarih ve 2014/2135-2110 Esas-Karar sayılı dosyasına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarih ve 2021/674 Esas, 2022/74 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 292 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulama yapılırken bu hükme yollama yapan "5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle" ibaresinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarih ve 2021/674 Esas, 2022/74 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hükmün birinci fıkrasında eylemine uyan ibaresinden sonra gelmek üzere "5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle ” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.