Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/18821 E. 2024/8775 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18821
- Karar No
- 2024/8775
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/660 Esas, 2021/371 Karar SUÇ : Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2018 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan cezalandırılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve hak yoksunluklarının uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli kararıyla; sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/660 Esas, 2021/371 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Dava konusu olay; sanığın, Facebook isimli sosyal medya hesabından 14.06.2018 tarihinde "Yav ne Suriyeli dedeleri mal herif Araplar hiç bir zaman senin yanında durmadı hep kalles gibi arkandan vurdu sen bi açma kitap oku hem onlar Suriyeli değil ki çoğu zamanında Ermeni soykırımı dedikleri Suriye sinirina sürülen içimizdeki ermenilerin torunları hani çeteler ile işbirliği yapıp müslüman halka zulüm yapan Ermenilerazcık araştır oku görürsün ne Araplar ne Ermeniler hiçbir zaman bizim dostumuz olmadı olmayacaklarda bunlar içimize bilerek sizdirildi bizim ülkemizde bi savaş çıksa en önce ya onlar arkandan vuracak yada kaçıp gidecek kararterdeler çünki hepsi hainler öyle olmasa kendi ülkelerinde kalır savasirlar kaçip benim ülkemde her sene üreyip karı kız kesmezler serefsizler", 13.06.2018 tarihinde "O Atatürk mezarında kaltıp o o...o...çocuklarına güzel bir cevap verse ne güzel olur bu vatan haini serefsizler artık fazla olmaya başladılar yeter artık dur diyelim ** itler kazanamayacaklirini anladiklari için ne yapacağını sasirdilar bunlar 1 adım dahi atmamali", 23.05.2018 tarihinde ... İvedik tiplemesinin resmi üzerinde "...***'nin %50 alması normal değil mi?", 07.06.2018 tarihinde "TAŞKÖPRÜ'DE TÜM SARIMSAKLAR ÇÜRÜRKEN ÇİN'DEN SARIMSAK İTHAL EDENLERE %65 OY VERENLERE NE İSİM VERİLİR? paylaşımı üzerine Vatan haini serefsizler hepsi vahdettinin torunu gün gelecek dedeleri gibi arkalarına bakmadan kacacaklar" yorumu ile, 11.05.2018 tarihinde "Beyinleri yıkanmış koyunlar izleyin demokrasi dediğin özgürlük dediğin adalet dediğin hangi statüde olursa ol herkes için eşittir unutmayın sonra da Avrupa bizi kıskanıyor deyince hoşunuza gidiyor ne kıskanması adamlar bize *** gülüyor Atatürk e bizden daha değer veriyorlar", şeklinde paylaşımlarda bulunmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. İlk derece mahkemesince " facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki hesabında farklı tarihlerde dava konusu edilen paylaşımlarının bütünü nazara alındığında özü itibariyle etkili bir şiddet çağrısı ya da nefret söylemi içermemesi, kamu barışını bozmaya elverişli olduğuna dair bir hususa rastlanılmaması" gerekçe gösterilerek sanığın beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Oluş, tüm dosya kapsamı, açık kaynak araştırma raporu ve sanığın yargılamaya konu paylaşımları kendisinin yaptığına dair ikrarı birlikte değerlendirilmiştir. Bu itibarla; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07.02.2024 tarihli ve 2022/4136 Esas, 2024/979 Karar sayılı ve 13.06.2023 tarihli ve 2023/312 Esas, 2023/4594 Karar sayılı ilamları başta olmak üzere yerleşmiş içtihatlarında izah edildiği üzere; sanığın, özellikle "Suriye sinirina sürülen içimizdeki ermenilerin torunları hani çeteler ile işbirliği yapıp müslüman halka zulüm yapan Ermenilerazcık araştır oku görürsün ne Araplar ne Ermeniler hiçbir zaman bizim dostumuz olmadı olmayacaklarda bunlar içimize bilerek sizdirildi bizim ülkemizde bi savaş çıksa en önce ya onlar arkandan vuracak yada kaçıp gidecek kararterdeler çünki hepsi hainler öyle olmasa kendi ülkelerinde kalır savasirlar kaçip benim ülkemde her sene üreyip *** kesmezler serefsizler" şeklindeki paylaşımı ile basın yoluyla halkın Arap, Ermeni ve Suriyelilerden oluşan kesimine yönelik tahkir edici ve aşağılayıcı paylaşımda bulunmak suretiyle atılı suçu işlediği anlaşıldığından; 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun'un 218 inci maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, B. Bozma nedenine göre suçun üst sınırının 1 yıl 6 ay hapis cezası olduğu gözetildiğinde; Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... Basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki hükme bağlanmış" ibaresinin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir. maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedenleriyle, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/660 Esas, 2021/371 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.