Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/18598 E. 2024/7385 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18598
- Karar No
- 2024/7385
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2353 Esas, 2021/763 Karar SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ 1.Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2019 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 218 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, cezasında zincirleme suç hükümleri gereğince artırım yapılması, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2020 tarihli kararıyla; sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca unsurları oluşmayan suçtan beraatine karar verilmiştir. 3. Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2020 tarihli kararı Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2020/2353 Esas, 2021/763 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 218 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; atılı suçları kabul etmediğine, suçların unsurlarının oluşmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Dava konusu olay; sanığın Facebook hesabı üzerinden, a-)13.01.2017 tarihinde "Kur'anı ve Tevratı bir defacık bile eline alıp okumamış, bir buçuk milyar ve üzeri müslümalları elin otuz milyon yahudisi istediği gibi ziker, muhonun seks hayatını çıkarınca Kur'an, Tevratın tıpatıp kopyasıdır, muho 44 yaşına kadar yahudiydi ve kendi yazmış olduğu Kur'ın oradan kopyaladı" şeklinde; b-)Yine aynı hesabı üzerinden 16.06.2017 tarihinde "yakındır... En yakın camii imamı benden çok kötü dayak yiyecek, saat 04:00 olmadan arapça ulumaya başlıyor o. Çocuğu" şeklinde; c-)Hangi tarihte yaptığı tespit edilemeyen bir zamanda "daha doğmadan kaderimi yazıp beni cehennnemde ızgara yapacak olan Allah... Bana bir defacık görün bir şey diyeceğim amk, seni bebek iken tanımadan sevdim yaa ..., şimdi iyi tanıyorum, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük o. Çocuğuymuşsun, eeeyyy müslümal, hem de fazlasıyla mal, inanmıyorsan bile saygı duy diyorsun ya hani o zaman bana şu kelimeleri açıkla, 1: gavur. 2: Kafir. 3: cihat, 4: katli vacip. Saygı gösterin amk," şeklinde paylaşımlar yapmak suretiyle zincirleme şekilde halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2020 tarihli kararıyla; sanığın paylaşımı nedeniyle açık ve yakın tehlike ortaya çıkmadığından unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın eyleminin basın ve yayın yoluyla halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçunu oluşturduğu şeklindeki gerekçeyle; İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Oluş, tüm dosya kapsamı, sanığın alkollü olduğu bir zamanda yargılama konusu paylaşımları yaptığına dair ikrarı ile açık kaynak araştırma raporu birlikte değerlendirilmiştir. Somut olayda; sanığın "olay ve olgular" bölümünde detaylandırılan paylaşımlarında açıkça İslam dininin önemli değerleri olan Allah, Hz. Peygamber, Kuran-ı ...'i alenen aşağıladığı, sosyal medya hesabının herkese açık olduğu, paylaşımların toplamda 100 kişiden fazla kişi tarafından beğenilip çokça yorum ve tepki aldığı ve paylaşımlardan rahatsız olan bir vatandaşın ihbarı ile soruşturma sürecinin başladığı anlaşılmaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen suç zarar suçu olmayıp tehlike suçudur. Dolayısıyla kamu barışının bozulma ihtimali suçun işlenmesi için yeterlidir. Bu unsurun gerçekleşmesi için açık ve yetkin bir tehlike yahut zarar olması gerekmez. Nitekim AİHM E.S – Avusturya Kararı'nda ulusal yetkili makamların kendi ülkelerinde dini barışı hangi ifadelerin bozabileceğini değerlendirmek için daha iyi bir konumda oldukları ve bu anlamda geniş bir takdir yetkisine sahip oldukları ifade edilmiştir. Bu cihetle; sanığın basın ve yayın yoluyla değişik zamanlardaki paylaşımı ile atılı suçu işlediği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/2353 Esas, 2021/763 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.