Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/16851 E. 2023/1166 K. – Yalan Tanıklık

Konu: Yalan Tanıklık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16851
Karar No
2023/1166
Karar Tarihi
Konu
Yalan Tanıklık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1573 E., 2019/1658 K. SUÇ : Yalan tanıklık HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2019 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 nci maddesi uyarınca sanık hakkında yalan tanıklık suçundan dava açılmıştır. 2. Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında yalan tanıklık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilmiştir. 3. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2019/1573 Esas, 2019/1658 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Konya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2019 tarihli kararı kaldırılarak 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün bu şekilde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekili temyiz isteği, mahkumiyete yeter delil bulunduğu, cezasından indirim yapılabilecek yasal düzenleme mevcutken beraat verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 25.01.2017 tarihli sanık ... tarafından, katılan ...'e gönderilen mektupta, bağımlı olduğu için izindeyken kendisinin pantolonuna uyuşturucu madde koyduğunu, sonra katılanı telefon ile arayarak eşyaları istemesi üzerine katılanın eşyaları alıp cezaevine getirdiği, korktuğu için gerçekleri söyleyemediği, katılanın doğru söylediği yönünde dilekçe vereceğini beyan ettiği, 2. Katılan ... 08.10.2018 tarihli Konya Cumhuriyet savcılığına sunduğu dilekçesi ile sanığın katılan ...'e yazdığı mektup ile herşeyi itiraf ettiği, eşi katılan ... 'in olayla ilgisi olmadığını, yalan tanıklık yapan sanık ...'den şikayetçi olduğunu beyan ettiği, 3. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2015 tarihli 2014/492 Esas sayılı ilamı ile katılan ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama ve infaz kurumuna veya tutuk evine yasak eşya sokma suçlarından açılan davada, sanık ...'in haberdar olmadığına dair savunmasının olağan akışa uygun olmadığı, tanık ... anlatımı, tutanaklar, Ankara Polis Kriminal raporu, fotoğraflar ve dosya kapsamı ile savunmaya itibar edilmediği gerekçesiyle katıl ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 30.09.2015 tarih 2015/14842 Esas 2015/3780 karar ile onanarak kesinleştiği, 4. Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/60 Esas sayılı suç tarihi 14.10.2014 olan infaz kurumuna veya tutuk evine yasak eşya sokma suçundan sanıklar ... ve Ozan hakkında devam eden yargılama Konya 20.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/821 Esas sayılı dosya ile birleştirilerek yapılan yargılama neticesinde 27.04.2016 tarihinde infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçunu zincirleme şekilde işledikleri kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verildiği, kararın Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.04.2018 tarih 2017/9192 Esas - 2018/4573 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. 5. Katılan ... şüpheli sıfatıyla 14.10.2014 tarihli kolluk ifadesinde sanık ... ısrarı üzerine poşet içinde elbiseleri cezaevine götürdüğünü, elbisede bulunan uyuşturucudan haberi olmadığını, 04.03.2015 tarihli celsede sanık sıfatıyla dinlenen katılan ..., kıyafetlerin ceplerine bakmadığını, madde hakkında bilgisi olmadığını beyan ettiği, 6. 04.03.2015 tarihli celsede tanık sıfatıyla dinlenen sanık ...'e 5271 sayılı Kanun'un 53 ve devam maddeleri uyarınca görevinin önemi anlatılmakla, yemini yaptırılarak alına beyanında, açık cezaevine ayrılmadan önce katılan hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, katılan ...'in de bu sebeple kendisine getirdiğini söyleyerek elbise içerisine uyuşturucu koyduğunu, ve cezaevinde kendisine ulaşmasını sağlayarak hakkında uyuşturucudan işlem yapılmasını sağlamak istediğini, elbiseden haberi olmadığını, elbise getirmesini de istemediği, gelen elbiselerin kendisine ait olmadığını, elbise ve ayakkabıların denendiğinde kendisine olmadığını, katılan ile herhangi bir telefon görüşmesi olmadığını beyan ettiği, 7. Sanığın 14.10.2014 tarihli Konya Açık Ceza İnfaz Kurumunda verdiği savunmada, mutfakta çalışan O.A.'nın annesinin elbise getirdiğini ancak unuttukları için tekrardan O.A.'ya getirilmesinin sıkıntı olacağından kendi adına gönderilmesini kabul ettiğini, bahsi geçen uyuşturucu ile ilgisi olmadığı, suçsuz olduğunu beyan ettiği, 8. 14.10.2014 tarihli tutanak ile nizamiyeye saat 15.00 da bir şahsın gelerek hükümlüye giyim eşyası getirdiğini beyan ettiği, eşya araması yaparken kot pantolonun ... kısmında on Türk lirasına sarılı iki adet uyuşturucu olduğu farz edilen 2 adet paket çıkarıldığı, eşyayı getiren kişinin katılan ... Kıratlı olduğu kimlik ile tespit edildiği, 9. 14.10.2014 tarihli tutanak ile hükümlü ...'e gelen elbiselerden pantolonun O.A.'a geldiğini söylemesi üzerin iki hükümlüye de giydirildiği, pantolonun iki hükümlüye de olduğu, ancak gelen 42 nolu ayakkabının O.A. ayağına tam olduğu, ...'e ait olmadığı anlaşılmıştır. 10.14.10.2014 tarihli tartı tespit teslim tutanağında, hükümlü ...'e elbise getiren ...'in getirdiği kıyafetlerin yapılan aramasında kot pantolonun ... kısmında kağıda ve yarım vaziyette iki adet 10 TL paraların içerisine sarılı vaziyette uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen maddenin eroin maddesi olduğu, infaz kurumu görevlileri huzurunda hassas terazi tartımında bir paketin daralı ağırlığının 1,6 gram, ikinci paketin daralı ağırlığının 1,8 gram olduğu tespit edilmiştir. 11. Sanık ..., 20.10.2014 tarihli şüpheli sıfatıyla savcılık ifadesinde; ... hakkında daha önce hırsızlık suçundan dilekçe yazdığını, husumet besleyerek açık cezavinde olduğunu öğrenince kendisine ait olmayan eşyaları kendisine getirmiş gibi yaptığını, içerisine uyuşturucu madde koyduğunu, kendisinin yakalanması için pantolunun ... kısmına gizlediğini, daha önce madde kullandığını, cezaevine girdikten sonra kullanmadığı, kendisinin sokmadığını, atılı suçu işlemediğini beyan etmiştir. 12. Ankara Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesinin 25.12.2014 tarihli raporu ile hükümlüler O.A. ve ...'e ait kan, idrar ve tükürük üzerinde yapılan analizde kanda, uyuşturucu madde olmadığı etodolak ve parasetamol ilaç etken maddelerinin bulunduğu tespit edilmiştir. 13. Sanık ...'in hırsızlık iddiasına ilişkin, katılan ... hakkında 20.05.2014 tarihinde yeterli delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilmiştir. 14. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının 20.11.2014 tarihli uzmanlık raporunda, katılan ...'in getirdiği giyim eşyalarından ele geçen maddenin eroin olduğu, 0,31 gram (301 miligram) olduğu tespit edilmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay ve olgulara göre sanığın uyuşturucu madde bulunduğunu bilmesine rağmen katılan ...'in cezaevine kendisine getirdiği elbiselerin içindeki uyuşturuculardan haberinin olmadığını söyleyerek gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu, yalan tanıklık suçunun ... olduğu kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık ...'in aynı eyleme ilişkin daha önce şüpheli sıfatıyla beyanının alınmış olması, mahkemedeki tanıklığın kendisi aleyhine suç oluşturabileceği, tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkının bulunduğu hatırlatılmaması nedeneiyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkumiyet kararı kaldırılarak, beraat hükmüne, bu hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yalan tanıklık suçunda failin, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde tanık sıfatıyla dinlenen bir kimse olması ve gerçeğe aykırı olarak beyanda bulunması gerekir. Somut olayda Sanık ...'in 04.03.2015 tarihli mahkemede alınan beyanında yalan tanıklık yaptığı iddiası ile dava açılmış ise de; sanığın kendi aleyhine suç oluşturabilecek eylemle ilgili mahkeme huzurunda ifadesi alınırken tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkı hatırlatılmadan beyanın alınması nedeniyle yalan tanıklık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı anlaşılmakla mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2019/1573 Esas, 2019/1658 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 2.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/16851, K. 2023/1166, T. 08.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2021-16851-e-2023-1166-k-e454f6fbdd57