Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/16845 E. 2023/1750 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16845
- Karar No
- 2023/1750
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/10 E., 2020/86 K. SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2017 tarihli iddianame ile 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan dava açılmıştır. 2. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 17. Ceza Dairesinin 02.05.2019 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesi gereğince hukuka kesin aykırılık hali bulunması nedeniyle aynı Kanunun 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. 4. İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/479 Esas, 03.07.2019 tarihli Kararı ile İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/110 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 5. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 5 ay hapis ve 11.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.01.2020 tarihli ve 2020/10 Esas, 2020/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporun tüm sair raporlarla çeliştiği ve mahkeme kararında belirtilen süreye uyulmadan düzenlendiği, genel ifadelerle taban cezadan uzaklaşılarak verilen cezanın maddi olay ve mevcut delil durmuyla bağdaşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay sanığın ikametinde yapılan aramada tabanca ve mermilerin ele geçirildiği, alınan uzmanlık raporu ile tabanca ve fişeklerin 6136 sayılı Yasa'ya göre yasak niteliğini haiz ateşli silah ve fişeklerden olduğunun tespiti ile sanığın 6136 sayılı Yasa'ya muhalefet suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Arama tutanağında, 1 adet ... yelek, 5 adet değişik çap, marka ve modelde tabanca, 638 adet çeşitli çap ve markalarda tabanca fişeği, 2 adet doldurma aparatı, 1 adet tamburlu şarjör, 21 adet çeşitli ebatlarda tabancalara ait şarjör, 7 adet kurusıkı tabanca fişeği, 4 adet tabanca kutusu, 8 adet şarjör aparatı ve kabza aparatı, 1 icra yayı ve 3 adet telefonun ele geçirildiği, 3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü 13.03.2017 tarihli uzmanlık raporunda, tabanca ve fişeklerin 6136 sayılı Yasa'ya göre yasak niteliğini haiz ateşli silah ve fişeklerden olduğu, 4. Adli Tıp Kurumu gözlem ihtisas dairesinin 17.01.2018 tarihli kararı ile sanığın izinsiz olarak ateşli silah ve mermileri ülkeye sokma, imal etme, nakletmek, satmak suçuna karşı ceza sorumluluğunun tam olduğu tespit edilmiştir. 5. İstanbul 45. ASCM 2018/479 Esas sayılı dosyasında 04.09.2016 tarihinde ruhsatsız bir adet tabanca ve toplamda 33 adet fişek ele geçirildiği, 27.04.2017 tarihli iddianame ile açılan dava dosyası, sanığın 09.03.2017 tarihinde işlemiş olduğu sayı ve nitelik bakımından vahim olan silahlı ve mermileri bulundurma suçundan dolayı 30.03.2017 tarihinde düzenlenen iddianame ile İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/110 Esas sayılı mevcut dosyası ile 03.07.2019 tarihinde birleştirildiği anlaşılmıştır. 6. İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/479 Esas sayılı dosyasına ilişkin arama tutanağında, sanığın kullandığı araç içerisinde tabanca, şarjör, 14 adet fişek ve yedek şarjörde de 19 adet fişek ele geçirildiği, 7. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 13.11.2016 tarihli raporunda, suça konu tabanca ve fişeklerin 6136 sayılı Yasa'ya göre yasak niteliğini haiz ateşli silah ve fişeklerden olduğu, ancak tabancanın 6136 sayılı Yasa'nın 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen vahim silahlardan olmadığı tespit edilmiştir. 8. Sanık ele geçirilen silahların kendisine ait olduğunu, kişisel merakı nedeniyle bulundurduğunu ifade etmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın üzerine yüklenen suçun temadi eden nitelikte olduğu ve her iki suç açısından hukuki kesintinin oluşmaması nedeniyle sanığın eylemlerinin ... suç oluşturacağı, sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah ve mermi bulundurma suçunu işlediği ... görülerek mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 5237 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince infazı kısıtlar biçimde ihtarat yapılması kanuna aykırı görülerek sanık müdafiinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülerek hükmün 5 ... paragrafındaki "ve ödenmeyen kısmının hapse çevrileceğinin" ibaresinin hükümden çıkartılarak, 5271 sayılı Kanun'un 280 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 295 nci maddesi uyarınca temyiz nedenleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; 1. Olay ve olgularda belirtilen hususlar ile sanığın ikametince ve aracında farklı tarihlerde yapılan aramada silah ve ekleri ile çok sayıda merminin ele geçirildiği, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan raporlarda 6136 sayılı Yasa'ya göre yasak niteliğini haiz ateşli silah ve fişeklerden oldukları, ancak tabancaların 6136 sayılı Yasa'nın 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen vahim silahlardan olmadığının tespit edildiği, sanık ve müdafin talebi üzerine Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin 17.01.2018 tarihli raporu ile sanığın izinsiz olarak ateşli silah ve mermileri ülkeye sokma, imal etme, nakletmek, satmak suçuna karşı ceza sorumluluğunun tam olduğu tespit edilmekle sanık müdafiinin bu hususlara ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sanığın yakalanma biçimi, suçun işleniş şekli, gerek evinde bulundururken gerek taşırken bulunması, suç kastının yoğunluğu karşısında ... cezayı alt sınırdan uzaklaşarak belirlemesinde hukuka aykırılık görülmediğinden bu husustaki temyiz istemi reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.01.2020 tarihli ve 2020/10 Esas, 2020/86 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.