Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/18811 E. 2023/278 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2020/18811
Karar No
2023/278
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca evrakın muhtarlığa teslim edildiğine dair ihbarnamenin kapıya yapıştırılmadığı dosya içindeki tebliğat parçası içeriğinden anlaşılmakla, gerekçeli karar usulüne uygun tebliğ edilmediğinden temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09.11.2016 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında iftira suçundan, delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekili, 30.09.2014 tarihli tutanakta adı geçen ... ...'in sanıkların ticari rakipleri olduğunu, ... Komutanı olan katılan tarafından haklarında defaten işlem yapıldığını, bu sebeple katılana husumet beslediklerini, mahkeme tarafından dönemin il ... komutan yardımcısı ... ... ... ve askerlik şubesi başkanı ... ...'in tanıklıklarına başvurulursa ihbarın asılsız olduğunu belirteceklerini, il ... komutanlığı tarafından hazırlanan tutanakta sanıkların şikayette bulunduklarına dair kimlik tespitlerinin yapıldığını, bu tanıklıktan başka maddi bir delilin de dosyada bulunmadığını, katılanın bu şikayet nedeniyle rütbe yükselmesi alamadığını, mesleki onurunun zedelendiğini, suçun oluştuğunu belirterek mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mersin ilinde görevli İstihbarat Şube Müdürü ... ... tarafından tanzim edilen tutanakta, ... ve ...'ın 30.09.2014 tarihinde il ... Komutanlığı hizmet binasına geldikleri, açık kimlikleri, adreslerinin tespit edilmesinden sonra, beyanlarında ".... Kum ocağı işleten ... ...'in ... nehrinden kum çaldığını, yapılan ihbarlara rağmen yakalanamadığını, ... araçlarının tepe lambalarını yakarak gelmesinin yakalanmasına engel teşkil ettiğini, bu şahsın ... içinde muhbirlerinin olabileceğini, bir hafta önce göreve başlayan Mut ... Komutanlığında görevli J.Ütğm. ...'ın ... ...'e ait dinlenme tesisinde alkol aldıktan sonra, kendini kaybederek ... saksılarını devirdiğini, kendilerinin bunu bizzat görmediklerini ancak bu durumun ilçede konuşulduğunu, ... ...'in ...'ı çıkarları doğrultusunda kullanabileceğini...." belirterek müracaatçı oldukları tespit edilmiştir. 2. Bu şikayet sonucu başlatılan inceleme ile İstihbarat Şube Müdürü ... ... tarafından 09.10.2014 tarihinde tanzim edilen sonuç raporunda yapılan araştırma kapsamında, a- İddia sahiplerinin beyanlarından ...'ın göreve başladığı ilk günlerde ... tesislerinde kendisini kaybedecek kadar alkol aldığı, işletmenin çiçeklerini devirdiği yönündeki iddiaların doğru olabileceğinin değerlendirildiği, b- Mut Merkez ... Komutanı ile yapılan görüşmede adı geçen ... ... hakkında zaman zaman ihbarların alındığını, gidildiğinde suç unsuruna rastlanmadığını ancak bölgenin devriyeler ile kontrol altında tutulmaya çalışıldığının belirlendiği, ... ...'in ...'ı çıkarları doğrultusunda kullandığına dair bilgiye ulaşılamadığı, c- Hakkında mesai saatleri dışında aşırı alkol kullanımı nedeniyle disiplin amiri tarafından değerlendirme yapılmasının uygun olacağı belirtilmiştir. 3. Bu tutanakta geçen "İddia sahiplerinin beyanlarının" görgüye dayalı olmadığı ilk ifade tutanağında belirtilmiştir. İddiaların doğru olduğuna yönelik mahallinde bir inceleme, detaylı bir araştırma veya iddiada bulunan bu şahısların beyanları dışında başka şahısların beyanlarına yer verilmemiştir. 4. Katılana, Mersin İl ... Komutanı tarafından tanzim edilen 24.10.2014 tarihli yazı ile aşırı alkol kullanmaması, halkla olan ilişkilerine dikkat etmesi, jandarmanın saygınlığına ve güvenirliğine gölge düşürecek hareketlerden sakınması hususunda yazılı ihtarda bulunulmuştur. 5. Sanıklar savunmalarında, katılan hakkında hiç bir isnatta bulunmadıklarını, tutanakta belirtilen olaya şahit olmadıklarını belirtmişlerdir. IV. GEREKÇE 1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği; Mersin İl ... ... komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen tutanak içeriklerine göre, sanıkların katılan hakkında soruşturma başlatılması amacıyla doğrudan bir başvuruda bulunmadıkları gibi yine yapılan istihbari çalışmalar sonucunda bir kısım şikayet ve serzenişlerin doğrulanması sonucunda katılanın yazılı olarak uyarıldığı anlaşılmakla, sanıkların eylemlerinde iftira suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığından mahkemenin beraat hükmünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak beraat kararı verilirken sanıklara atılı iftira suçunun unsurları oluşmadığı halde haklarında 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin (e) bendi yerine, delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmesi ve uygulama maddesinin hükümde gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı bendine muhalafet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2016/141 Esas, 2016/219 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının beraat kararına ilişkin birinci paragrafının çıkartılarak yerine; “Sanıkların eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Beraatlerine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.02.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/18811, K. 2023/278, T. 01.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2020-18811-e-2023-278-k-c16b4645927d