Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/550 E. 2026/2969 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/550
- Karar No
- 2026/2969
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1396 E., 2025/3143 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/664 E., 2024/50 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların paydaş olduğu dava konusu İstanbul ili, .... ilçesi,... Mahallesi, 8 57... parselde kayıtlı 6 adet dükkan, mağaza, düğün salonu ve otel nitelikli taşınmazın davalı tarafından kiraya verilmek suretiyle tasarruf edildiğini ve vekil edenin hissesine düşen kira bedelinin ödenmediğini belirterek ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında gerçek anlamda bir satış yapılmadığını ve payın teminat maksadıyla davacıya devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın kiraya verildiği ve ecrimisil şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 909.252,62 TL ecrimisil bedelinin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1. Mülkiyet hakkına dayalı olarak davacının tapu kaydındaki hissesi oranında davalıdan ecrimisil talep hakkının bulunduğu ve davanın kabulüne dair verilen kararda herhangi bir yanılgı görülmediği, 2. Mahkemece, 909.250,62 TL ecrimisil bedelinin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş ise de söz konusu dönemlerin açıkça belirtilmediği gibi bilirkişi raporuna atıfta yapılmadığı, 3. Verilen kararın infazda tereddüt oluşturacağı ve infaz kabiliyetinin bulunmadığı, 4. Bu hususun kamu düzenine ilişkin olup Dairemizce re'sen gözetilmesi gerektiği, 5. Fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın hatalı olduğu ancak bu hususun davacı tarafından istinaf sebebi edilmediği, 6. Reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği ancak davalı tarafça da bu hususun istinaf sebebi yapılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 08.10.2018-08.10.2019 tarihleri arası dönem için 270.000,00 TL, 08.10.2019-08.10/2020 tarihleri arası dönem için 274.581,33 TL, 08.10.2020-08.10.2021 tarihleri arası dönem için 324.550,00 TL, 08.10.2021-16.11.2021 tarihleri arası dönem için 40.121,29 TL olmak üzere toplam 909.252,62 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, tanıkların tarafların kardeşleri olduğunu, taraflar arasında iddia edildiği gibi gerçek anlamda hisse satışının söz konusu olmadığını, payın verilen borcun teminatı olarak devredildiğini, bu konuda iki adet senet oluşturulduğunu, davalının davacıya hem senet hemde hisse verdiğini, gerçekte davacının davalıya ödeme yapması gerektiğini, davacının (böyle bir hisse almadığı için) ihtar ve dava tarihine kadar ecrimisil talebinde bulunmadığını, davacının kira ve ecrimisil hakkı olmadığını, müvekkilinin borcunu vadesinde ödeyememesi ve faiz oranı konusunda anlaşma sağlanamaması üzerine davalının istenileni yapmaya zorlamak amacıyla iş bu davanın açıldığını, davacının TMK'nın 2. maddesinde ifadesini bulan iyi niyet kurallarına aykırı davrandığını, davalının hem ¼ hissesini devretmek hemde icra yolu ile yaklaşık 24.000.000,00 TL ödeme yapmak durumunda kaldığını, davalı ile vekil edeni arasında tam anlamıyla inançlı işlem olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılan temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.