Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/283 E. 2026/2098 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/283
Karar No
2026/2098
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/976 E., 2025/2557 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/37 E., 2022/780 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 506 parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazın 13141/25000 hissesinin sahibi olduğunu, dava konusu taşınmazın 3627/25000 hissesini davalılardan ...'nın 28.01.2015 tarihinde ...'den 380.000,00 TL bedelle, 131/6225 hissesini diğer davalı ...'ın 26.03.2015 tarihinde ...'dan 38.000,00 TL bedelle, 271/12500 hissesini yine ...'ın 07.07.2015 tarihinde ... ..., ..., ... ..., ... ...'dan 38.500,00 TL bedelle satın aldığını, satış değerinin yüksek gösterildiğini, davalıların alış bedeli üzerinden ve tapu masrafları da bu bedele dahil edilerek ön alım haklarını kullanacaklarını belirterek davalılar adına kayıtlı tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleştirilen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/518 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 506 parsel sayılı taşınmazın 15569/25000 hissesinin sahibi olduğunu, davalının dava konusu taşınmazın 121/6250 hissesini 31.05.2016 tarihinde ... ...'... satın aldığını, satışın müvekkilinin bilgisi ve rızası alınmadan yapıldığını, satışın bedelinin yüksek gösterildiğini, davalının alış bedeli üzerinden ve tapu masrafları da bu bedele dahil edilerek ön alım haklarını kullanacaklarını belirterek davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazdaki hissesini yaklaşık 1,5 yıl önce 380.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığını, dava konusu taşınmazdaki hissedarlar arasında fiili paylaşım yapıldığını, müvekkilinin taşınmazı satın aldıktan sonra davacının tavsiyesi ve yönlendirmesi ile davacının işyerinin hemen yanından başlamak üzere kendi hissesine tekabül eden yaklaşık 1.8 00... lik kısmın etrafını çevirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bir bölümünün davacı tarafça hurda atölyesi olarak kullanıldığı, kalan kısmının diğer hissedarlarca bahçe ve ekili arazi olarak kullanıldığı, bahçe olarak kullanılan kısım içerisinde 1 adet konteynır ve kuyu bulunduğu, etrafının tel çitlerle çevrili olduğu, bahse konu alanın bilirkişi raporunda "B" harfiyle gösterilen kısım olduğu, bu yerin satış işleminden önce "yaşlı bir teyze "tarafından kullanıldığının beyan edilmesi üzerine, önceki kullanıcıyı belirlemek amacıyla resen satıcıların beyanlarına başvurularak kullanıcının ... olduğunun tespit edildiği, taşınmazdaki 251/12500 hissesini 50.000 TL bedelle, 1/8 hissesini 330.000 TL bedelle ...'ya 28.01.2015 tarihinde sattığı, dava konusu taşınmazda hem satıcı ...'in hem de davacının fiili olarak kullandığı bölümler olduğu ve satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle ön alım hakkını kullanmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmayacağından bu hisseler yönünden davanın reddine, ... ...'ın taşınmazdaki hissesini ...'ya 31.05.2016 tarihinde satmış olması ve ...'nın bu payı satın almadan önce taşınmazda paydaş olması nedeniyle bu hisse yönünden de davanın reddine, davacının davalı ...'a satılan dava konusu hisseyi yargılama sırasında satın almış olması nedeniyle bu davalıya yönelik davasının konusuz kalması nedeni karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; fiili taksim şartlarının oluşmadığını, yargılamada taşınmazın tüm maliklerinin dinlenmediğini, taşınmazın tamamı hakkında yapılan bir fiili taksimin mevcut olup olmadığının araştırılmadığını, tarla vasıflı taşınmazların maliklerce fiilen taksiminin 5403 sayılı Toprak Koruma Kanununa aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/283, K. 2026/2098, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-283-e-2026-2098-k-23d84e0e4cea