Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/6105 E. 2026/11413 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/6105
- Karar No
- 2026/11413
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/261 Esas, 2025/2744 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/202 Esas, 2024/80 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 570 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesini, aksi kabul edildiği takdirde objektif değer artışının %600-800 oranında uygulanmasını, taşınmazın gerçek kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede müvekkili idare tarafından açılan diğer davalarda uygulanan %230 oranındaki objektif değer artışının Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay tarafından uygun bulunarak kökleştiği hâlde daha yüksek oranda objektif değer artışı uygulandığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin aynı yıl açılan acele kamulaştırma davasında hükmedilen bedelin üç katı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, kamulaştırma bedeline herhangi bir faiz işletilmesinin yasal dayanağının kalmadığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; münavebeye alınan ürünlerin seçiminin doğru yapılmadığını, kapitalizasyon faizinin %3 oranında kabul edilmesini ve objektif değer artışı oranının artırılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasından arta kalan kısım için belirlenen değer azalışı oranının düşük olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, bu nedenle kamulaştırma bedeline mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranı ile objektif değer artışı oranının uygun olduğu, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmî tarım verileri ile uyumlu olduğu, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinde belirtilen masraflarla ekonomik tarım yapılamayacağından üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmakla bedele yönelik itirazların yerinde görülmediği, dava konusu taşınmazın kullanım amacı, yüz ölçümü ve geometrik şekli, konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri dikkate alındığında kamulaştırmadan arta kalan kısımda kabul edilen değer kaybı oranı yerinde görülmekle bu yöndeki istinaf itirazının yerinde görülmediği, davanın niteliği ve mahiyetine göre davacı idare yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesinin uygun olduğu, 01.08.2023 tarihli 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği, eldeki davanın 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin uygulamasıyla, iptal kararından sonra açılan davalarda kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması kabul edildiğinden faize yönelik istinaf itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca taşınmaza komşu olan ... ilçesi, ... köyünde yapılan kamulaştırmalarda metrekare birim değerinin 479,00 TL/m² olarak belirlendiğini, yan yana iki köy arasında bu denli fark olmasının hayatın gerçekleriyle bağdaşmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.