Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2630 E. 2026/2894 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2630
Karar No
2026/2894
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/15 E., 2026/91 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erciş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/410 E., 2021/398 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait dava konusu 5 12... parsel sayılı taşınmaza davalının el atarak kafe olarak işlettiğini, kira ödemeden haksız kazanç sağladığını, 19.09.2019 tarihinde davalıya ihtarname gönderildiğini ancak olumlu sonuç alınamadığını ileri sürerek el atmanın önlenmesini, kaçak yapıların kâl'ini ve ecrimisil ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı davacının eşinin kardeşleri ile yaptığı sözlü anlaşma ile 2015 yılında kiraladığını, kira bedelinin her ay davacının çocuklarına ödendiğini, bu mümkün olmadığında ise kayın biraderlerine elden ödendiğini, davacının 2017 - 2018 yıllarında evine 50 metre mesafede bulunan taşınmazda inşa edilen yapıları görmemesinin mümkün olmadığını, taşınmazın Erciş merkezde olup kimsenin haberdar olamayacağı bir konumda olmadığını, davacının ağabeyinin taşınmazın hemen karşısında işyeri bulunduğunu, 16.08.2016 tarihli sözleşme ile müvekkilinin taşınmazı haricen satın aldığını, bedeli ödediğini ancak tapunun devredilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli ve 2019/410 Esas, 2021/398 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, davalının dava konusu 5 12... parselde kain taşınmaza vaki müdahalesinin men'i ile taşınmaz üzerinde bulunan ve davalı tarafça inşa edilen yapıların kâl'i ile taşınmazın boş olarak davacıya teslimine, ecrimisil taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizin 20.02.2025 tarihli kararı ile eldeki davanın 14.10.2019 tarihinde ve ihtarnamede verilen 30 günlük süre dolmadan açıldığı nazara alındığında erken açılmış bir dava niteliğinde olduğu, ancak davalının cevap mahiyetinde davacı tarafa gönderdiği ihtarname ile taşınmazı tahliye etmeyeceğini beyan edip çekişme oluşturduğu, bu durumda artık davalının ihtarnamede tanınan 30 günlük sürenin sonunda dâhi taşınmazı kendi rızası ile tahliye etmeyeceği açık olduğundan, davacının talepleri hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.06.2025 tarihli kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalının dava konusu 5 12... parsel sayılı taşınmaza vaki müdahalesinin men'i ile taşınmaz üzerinde bulunan ve davalı tarafça inşa edilen yapıların kâl'ine, taşınmazın boş olarak davacıya teslimine karar verilmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizin 17.11.2025 tarihli kararı ile Mahkemece kararın gerekçe kısmında ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına karşın, hüküm fıkrasında ecrimisile yönelik bir hüküm kurulmamakla, hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratıldığı, ayrıca İlk Derece Mahkemesinin kararının önceki aşamada ortadan kaldırıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi sıfatı ile karar verildiği, bozma sonrası tekrar İlk Derece Mahkemesinin kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesinin de isabetsiz olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu yerde bir hakka dayalı olarak bulunmadığı ve yapıların bir hakka dayalı olarak yapılmadığından men'i müdahale şartlarının oluştuğu, ancak davalının dava tarihinden önce ihtar edilerek ecrimisil isteme şartlarının oluşmadığı, davalıya haksız işgal ihtarının ancak dava açılmasıyla yapılmış sayıldığı, bu hâliyle dava tarihi itibariyle ecrimisil isteme şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının dava konusu taşınmaza vaki müdahalesinin men'i ile taşınmaz üzerinde bulunan ve davalı tarafça inşa edilen yapıların kâl'i ile taşınmazın boş olarak davacıya teslimine, ecrimisil taleplerinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşınmazı kendi rızası ile tahliye etmeyeceğine yönelik bir beyanı ve ihtarı bulunmadığını, dava konusu taşınmazı önce kiraladığını daha sonra satın alarak bedelini ödediğini, müvekkilinin dolandırıldığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2630, K. 2026/2894, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2630-e-2026-2894-k-d233d1c5027a