Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2008 E. 2026/5058 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2008
- Karar No
- 2026/5058
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2464 E., 2025/2307 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/644 E., 2021/679 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.05.2002-20.08.2018 tarihleri arasında davalı işverenliğe ait işyerinde en son müdür olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin bu tarih itibarıyla feshi üzerine açmış oldukları işe iade davasında Mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğini, kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiğini, müvekkilince yasal süre içerisinde işe başlamak üzere başvuruda bulunulduğunu ancak davalı tarafın müvekkilini işe başlatmadığını, kıdem ve ihbar tazminatlarının da ödenmediğini, işbu alacakların tahsili için İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün 2019/31960 Esas sayılı takip dosyası ile takibe geçtiklerini, davalı tarafın itirazı ile takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinden alacaklara hak kazanılamayacağını, yargılamaya ihtiyaç duyulduğunu ve alacakların likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatına yönelik talebin de reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvuruları işlemiş faiz hususunun yanlış değerlendirildiği ve icra inkar tazminatının da reddedilmesi gerektiği yönündeki gerekçeler ile kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılmış, yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Feshin haklı nedene dayandığını, talep edilen alacaklara hak kazanılamayacağını, 2. İcra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, itirazın iptali talebi ile takibe konu alacakların ispatı ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.