Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1748 E. 2026/5071 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1748
Karar No
2026/5071
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2044 E., 2025/3067 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/534 E., 2023/173 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında davalı ... (...) nezdinde sürekli işçi olarak istihdam edilmeye başlandığını, davacının ... tarafından karara bağlanan ve 31.10.2020 tarihine kadar uygulanacak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'nden yararlandığını, ... ... Sendikası (... Sendikası) ile davalı ... arasında 19.08.2021 imza tarihli ve 01.01.2019-31.12.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 01.11.2020 tarihi itibarıyla uygulanması gerektiğini, davacının toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendikadan istifa etmekle beraber istifa ettiği tarihe kadar sendika üyesi olarak, istifa ettiği tarihten sonra da dayanışma aidatı ödemek suretiyle işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğini, ancak bir kısım alacakların eksik ödendiğini, zira davacının 2021 yılı Ağustos ayı bordrosu incelendiğinde günlük çıplak brüt ücretinin 143,50 TL olduğunu, davacıya işyerinde yürürlükte bulunan ... Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesine göre 01.01.2021 tarihinden itibaren uygulanması gereken %12'lik zam uygulanmadan 01.07.2021 tarihinde %5 zam uygulanarak ücretinin tespit edildiğini, benzer nitelikte olan işçilere ise %12'lik artışın uygulandığını, dolayısıyla ücret miktarının hatalı belirlendiğini, diğer yandan kadroya geçmeden evvel 01.04.2018 tarihine kadar giyim yardımı ödemesi yapılırken ve bu ödeme işyeri uygulaması hâline gelmiş iken 2018, 2019, 2020 yıllarına ilişkin hiç ödeme yapılmadığını, ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinde yol yardımı alacağı için mevcut uygulamaya devam edileceği belirtilmiş olmasına rağmen davalı ... belediye tarafından belirlenen rayiçlerin altında eksik ödeme yaptığını, bu sebeple 15.08.2019-31.08.2021 tarihleri arasında eksik ödenen yol yardımı alacağının tahsili gerektiğini ileri sürerek ücret farkı, yol yardımı farkı ve giyim yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçmeye hak kazanan işçilerinden olmadığını, Cumhurbaşkanlığının açıktan alım izni ile istihdam edildiğini, özel bütçe kapsamında 01.10.2020 tarihi itibarıyla çalışmaya başladığını, bu tarihlerden önceki döneme ilişkin talepte bulunma hakkının hukuken bulunmadığını, bu tarihten sonra ise 06.07.2021 tarihi itibarıyla dayanışma aidatı ödemiş olduğundan, dayanışma aidatı ödemeye başlanan tarihten önceki döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, toplu iş sözleşmesi hükümleri ile ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, sendika üyesi olmayan işçilerin dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının talep tarihinden geçerli olduğunu, davacının 06.07.2021 tarihli dilekçesiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanmak amacıyla müvekkili İdareye başvurduğunu, davacının başvurusu üzerine brüt çıplak yevmiyesine başvuru tarihinden geçerli olmak üzere %5 oranında zam uygulanmaya başlandığını, davacının 01.07.2021 tarihinden sonra talepte bulunduğu dikkate alındığında %12 oranındaki ocak ayı zammının kendisine uygulanamayacağını, sadece %5 (yüzde beş) oranında temmuz ayı zammının uygulanabileceğinin açık olduğunu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının bu yönde olduğunu, davacı tarafın 2018, 20 19... yıllarına ilişkin giyim yardımı talebinde bulunduğunu, davacının müvekkili Üniversitede 01.10.2020 tarihi itibarıyla çalışmaya başlamış olduğunu, işe girdiği tarihten önceki (2018-2019-01.10.2020) döneme ilişkin taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili ... arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde giyim yardımının ödenmesine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, ayrıca davacının tâbi olmadığı ... tarafından karara bağlanan ve 31.10.2020 tarihine kadar uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümlerinde dahi giyim yardımının ödemesi ile ilgili bir düzenleme bulunmadığını, bununla birlikte müvekkili İdare ile ... ... Sendikası arasında 19.08.2021 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesinin "Giyim ve Koruma Malzemesi Yardımı" kenar başlıklı 35. maddesiyle birlikte davacının dayanışma aidatı ödeyerek giyim yardımı ücretine hak kazandığını, işbu madde uyarınca ödenmesi gereken giyim yardımı alacağının davacıya uygulanmaya başlandığını, davacı tarafından 15.08.2019-31.08.2021 tarihleri arasında eksik ödendiği iddia edilen taşıt ücretinin tahsili talebinin mümkün olmadığını, davacının müvekkili Üniversitede 01.10.2020 tarihi itibarıyla çalışmaya başlamış olduğunu, işe girdiği tarihten önceki (15.08.2019-01.10.2020) döneme ilişkin taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili ... arasında imzalanan 01.10.2020 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde taşıt yardımının ödenmesine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, diğer işçilere ödenen 5,87 TL günlük yol yardımının davacıya da ödendiğini, müvekkili İdare ile ... ve ... Sendikası arasında 19.08.2021 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken yol yardımı alacağının davacıya dayanışma aidatı ödediği tarihten itibaren artırımlı olarak ödenmeye başlandığını, bu nedenle davacıya eksik yol parası ödenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.10.2020 tarihinde davalı nezdinde hasta bakıcı olarak işe başladığı ve hâlen çalıştığı, davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlanmak istediğini belirtir 06.07.2021 tarihli dilekçe verdiği, davacının bu dilekçesi dikkate alındığında 2021 yılı ilk altı aylık dönem için toplu iş sözleşmesinde öngörülen %12 zamdan yararlanmasının mümkün olmadığı, 2021 yılı ikinci altı aylık dönem için öngörülen %5'lik zammın ödendiği hususunda taraflar arasında çekişme olmadığından fark ücret talebinin reddedilmesi gerektiği, dosya kapsamına göre 31.10.2020 tarihinden sonra davacının yeni imzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığı tarihe kadar davalı tarafça 5,87 TL günlük yol yardımının davacıya ödendiği konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, herhangi bir yasal ya da sözleşmesel zorunluluk bulunmamasına rağmen davalı işverence 31.10.2020 tarihinden sonra tek taraflı olarak yol yardımının davacı dâhil diğer işçilere ödendiği anlaşıldığından 31.10.2020 tarihinden işçilerin yeni toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladıkları tarihe kadar işyerinde yol ücreti ödenmesi hususunda bir işyeri uygulaması oluştuğunu kabul etmek gerektiği gerekçesiyle davacının başvurusunun esastan reddine, davalının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Yol yardımı taleplerinin eksik hüküm altına alındığını, öncesinde rayiç bedelin %13 fazlası ödeme yapıldığını, b. Giyecek yardımına ilişkin talebin toplu iş sözleşmesi değil işyeri uygulaması olduğunu, c. Fark ücret alacağı talebinin kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacıya eksik yol yardımı ödenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, b. Davacıya sözleşmesinde bulunmasa dahi yol yardımının ödendiğini ve toplu iş sözleşmesinden yararlanma talebinden itibaren de toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödeme yapıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları ile hangi tarihten itibaren yararlanabileceği, ücret farkı, giyim yardımı ve yol yardımı farkı alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ile bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1748, K. 2026/5071, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1748-e-2026-5071-k-6e44eb26e58c