Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1762 E. 2026/5072 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1762
- Karar No
- 2026/5072
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/657 E., 2025/2434 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/373 E., 2023/410 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.04.2013-03.09.2020 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket nezdinde gemi kiralama birimi müdür yardımcısı olarak 03.04.2013 tarihinden itibaren en son net 26.000,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesini müvekkilinin feshettiği iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, aksine davacıya iş sözleşmesinin devam ettiği bildirilmesine karşın davacının iş sözleşmesinin feshine bağlı alacak talepleriyle dava açmış olmasının kendisinin iş sözleşmesini eylemli olarak istifa suretiyle feshettiğini gösterdiğini, dava dilekçesindeki iddialarının hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 03.04.2013-03.09.2020 tarihleri arasında net 26.000,00 TL ücret ile çalıştığı, davalı tarafça; davacının iş sözleşmesinin feshedilmediği, davacının ücretsiz izne çıkartıldığı savunulmuş ise de olaydan bir süre sonra B.G'nin iş sözleşmesinin olay sebebiyle feshedilmesi, aynı dönemde davacının ücretsiz izne çıkartılması, 02.09.2020 tarihli ihtarnamede açıkça eylemin iş sözleşmesinin feshini gerektirecek ağırlıkta olmasına rağmen işten çıkartma yasağı sebebiyle işlem yapılamadığının belirtilmesi, hiçbir objektif neden yokken ücretsiz izin süresinin 17.11.2020 tarihine kadar uzatılması karşısında davalının ücretsiz izin verme görümünü altında iş sözleşmesini fiilen feshettiği kanaatine varıldığı, gerçekleşen olayda tarafların birbirlerine fiziki müdahaleleri bulunmadığı gibi hakaret ya da tehdit içerir söylemlerinin de olmadığının sabit olduğu, bu haliyle haklı ya da geçerli feshe konu edilebilecek bir ... olmadığı gibi olay sonrasında hak düşürücü süre içerisinde işlem yapılmadığı da anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verildiği, davalı tarafça dosyaya puantaj kaydı sunulmuş olup yazılı kayıtlara itibar edilerek fazla çalışma ücretinin hesaplandığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapıldığı iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işveren tarafından davacının ücretsiz izne çıkarıldığı, hiçbir sebep yokken ücretsiz iznin uzatıldığı, işyerinde diğer işçilerin pandemi nedeniyle ücretsiz izne çıkarıldığına ilişkin herhangi bir delilin olmadığı, işyerinde sadece davacıyı ücretsiz izne ayırmanın fiilen fesih iradesi olduğu, davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayacak şekilde haklı nedenle feshedildiğine yönelik ispat külfetinin yerine getirilmediği, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, işyeri kayıtlarına göre davacının işyerinde fazla çalışma yaptığı, yazılı delilin aksinin yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği, ücretin ödendiğinin ispat edilemediği, fazla çalışma alacağının hüküm altına alınmasında hata olmadığı, işyeri kayıtlarına göre davacının haftalık izinlerini kullandığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığı, dosya kapsamında davacının tüm yıllık izinlerini kullandığına dair yıllık ücret izin defteri veya emsali yazılı belge olmadığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından yeterli inceleme yapılmadığı ve eksik hüküm kurulduğunu, b. Müvekkilinin telefon kayıtları ile e-posta kayıtları dikkate alınarak alacakların hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının ücret izne çıkarıldığı ve fesih yapılmadığını, istifa eden işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, b. Cevap dilekçesinde ileri sürülen zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, c. Bilirkişi raporunda davacının ücreti brütleştirilirken hatalı işlem yapıldığını, d. Fazla çalışma ücretine hükmedilmesinin usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ücret miktarı, iş sözleşmesinin feshi, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile zamanaşımına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.