Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4745 E. 2026/2892 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4745
- Karar No
- 2026/2892
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1007 E., 2025/737 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Burhaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/293 E., 2022/75 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ... tarafından ... düzenleme şeklinde tanzim edilen 07.02.2013 tarih ve 1511 yevmiye numaralı vasiyetname düzenlendiğini ancak fiil ehliyeti yokluğu veya kendisine oy danışmanı atanacak durumda olduğundan vasiyetin iptali gerektiğini, dava konusu vasiyetnamenin şekil ve esaslı yönlerden açıkça noksan olduğunu, işlem tarihinde muris 81 yaşında olup aralarında 33 yaş olan davalıya tüm malvarlığını bıraktığını, davalının murisin yaşlılığından istifade kendi lehine yönlendirdiğini, davanın sabit görülmemesi hâlinde ikinci kademe talep olarak, vasiyetnamenin gabin, hata, ikrah, hile ve özellikle ahlaki kural ve değerler açıkça aykırı olması nedeniyle de vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müteveffa ...'nin üniversite yıllarında gidip senelerce Almanya’da yaşadığını, Alman düzenine, dakikliğine ve disiplinine sahip, her şeyin planını programını günler, aylar öncesinden yapan, her kuruşunun hesabını bilen ve çok dikkatli harcayan yapıda bir insan olduğunu, mirasbırakan ölene kadar 12 sene evli kaldıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin tüm hastanelerden rapor ve kayıtlarının getirtildiği, iptali istenen vasiyetnameye dayanak .... Devlet Hastanesinden rapora esas tüm evraklar getirtildiği, 09.01.2020 tarihli Adli Tıp raporu uyarınca murisin işlem tarihi olan 07.02.2013 itibariyle fili ehliyetine haiz olduğu kanaatine varıldığı, davacı tarafça raporun eksik kaldığı sebebiyle murise müşavir tayinine gerek olup olmadığı hususunda rapor alınması talep olunduğu, vasiyetname kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan küçüğün ya da kısıtlının yasal temsilcisi tarafından yapılamayacağı, tüm bu nedenlerle yasal danışman atanıp atanmaması hususunda rapor alınması talebinin reddedildiği, dinlenen davalı tanık beyanlarından da murisin akli melekelerinin son anlarına kadar yerinde olduğu, tek başına yurt dışına gidip geldiği, hatta vasiyetname tanıklarından dinlenen ..'nun da murisin vasiyetname yaparken akli melekelerinin yerinde olduğu yönünde beyanda bulunduğu, yine banka görevlisi davalı tanığı olarak dinlenen ... da beyanında murisin banka işleri ile bizzat kendi ilgilendiğini, kurları takip ettiği, faiz pazarlığı yaptığı, aktif olarak işlerini bizzat takip ettiğini beyan etmesi karşısında murisin vasiyetname düzenlerken akli melekelerinin yerinde olduğu, muris ... ile davalı arasındaki yaş farkı ve 7 yıllık evliyken böyle bir vasiyetname düzenlenmesi vasiyetnamenin aldatma ve korkutma nedeniyle yapıldığı anlamına gelmeyeceği, davacı tarafın davalı ...'nin murisin bakıcısı olduğu iddiasının da yalnızca iddia boyutunda kaldığı, dosya kapsamından ispatlanamadığı, murisin davalı tarafça dövüldüğü iddiasının da doğru olmayıp murisin eski eşi tarafından dövülüp, öldürülmeye teşebbüs edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin fiil ehliyetine ilişkin raporda müşahede evraklarının eksik olduğunu, Adli Tıp Kurumunun vasiyet ekindeki rapora itibar ederek rapor düzenlendiğini, psiko teknik testlere dayanmayan raporun bilimsel hiçbir bağlayıcılığı olmadığını, Mahkemece irade sakatlığı ve ahlaka aykırı işlem yapılması iddiasının hiç tartışılmadığını, olup, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, vasiyet aslı getirtilerek imza denetimi yapılmadığını, davalı aleyhine olan tanık beyanlarının görmezden gelindiğini ve kararda tartışılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.