Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2621 E. 2026/2719 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2621
- Karar No
- 2026/2719
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2025 E., 2026/278 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Köyceğiz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/348 E., 2024/149 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar dava dilekçelerinde; davacıların davaya konu taşınmazda pay sahibi olduğunu, davalı tarafından 02.08.2021 tarihinde taşınmazdan pay satın alındığını, davalıya pay satan ... tarafından taşınmazın kullanılmadığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı payın davacılar adına tescilini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın davacılar ile davalıya pay satan arasında yapılan rızai taksim sözleşmesi yapıldığını, taşınmazın bu sözleşmeye göre kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dosyaya sunulu taksim sözleşmesi ve mahkemece dinlenilen tanık beyanlarında dava konusu taşınmazın hissedarlar arasında taksim edildiği, tarafların bir araya gelerek yazılı taksim sözleşmesi yaparak taşınmazda kimim neresini kullanacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafça sunulan taksim sözleşmesi altındaki imzaların inkar edilmediği, davacıların diğer hissedarın pay satışından sonra şufa hakkını kullanmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı ve samimi bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece mahallinde yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporu, taksim sözleşmesi ve dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında, fiili taksim hususunun ispatlanmış olduğu, davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıya pay satan Ramazan tarafından taşınmazın kullanılmadığını, fiili taksim bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.